Kur Bilgileri

Son Haberler

Türkiye'nin en büyük elektrik dağıtım bölgesi Boğaziçi Elektrik'in özelleştirme ihalesinde devler yarıştı. İhalede açık artırmada hiçbir firma teklif vermeyince ihaleyi İş-Kaya-MMEKA 2.99 milyar dolarlık teklifiyle kazandı.

Türkiye'nin en büyük elektrik dağıtım bölgesi olan Boğaziçi Elektrik Dağıtım'ın özelleştirmesi yapıldı.10 grubun teklif verdiği ihalede elemesiz turda en yüksek teklif 1.01 milyar dolar oldu; elemeli turlara geçildi. 1. elemeli turda tutar 2 milyar 90 milyon dolara çıktı ve KCETAS-Ayen OGG elendi.

İkinci elemeli turda teklif 2 milyar 405 milyon dolara çıktı ve Enerjisa ihale dışı kaldı. Üçüncü elemeli turda tekli 2 milyar 725 milyon dolara ulaştı, Limak İnşaat elendi.İhalede dördüncü elemeli turda tutar 2 milyar 895 milyon dolara çıktı ve IC İçtaş İnşaat elendi.

İhalede son elemeli turda Kolin İnşaat elendi. Kalan beş firmayla açık artırma 2 milyar 980 milyon dolardan başladı.

AÇIK ARTIRMA 5 DAKİKA SÜRDÜ

Açık artırma saat 11.10'da başladı ve sırasıyla Park Elektrik, Cengiz Elektrik, Eti Gümüş A.Ş.&Söğütsen Seramik Sanayi İnşaat Madencilik İthalat İhracat A.Ş. Ortak Girişim Grubu çekildi. Aksa Elektrik mola aldı. Moladan sonra Aksa Elektrik ihaleden çekildi. İş-Kaya-MMEKA teklifi 2 milyar 990 milyon dolara çıkardı ve ihaleyi kazandı. Açık artırma süreci 11.15'te tamamlandı.

KİMLER TEKLİF VERMİŞTİ?
1- Cengiz Elektrik Toptan Satış A.Ş.
2- Kolin İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş.
3- Park Holding A.Ş.
4- Limak İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.
5- Enerjisa Elektrik Dağıtım A.Ş.
6- Eti Gümüş A.Ş.&Söğütsen Seramik Sanayi İnşaat Madencilik İthalat İhracat A.Ş. Ortak Girişim Grubu
7- İş-Kaya İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.-MMEKA Makine İthalat Pazarlama ve Ticaret A.Ş. Ortak Girişim Grubu
8- KCETAŞ-AYEN Ortak Girişim Grubu
9- Aksa Elektrik Perakende Satış A.Ş.
10- IC İçtaş İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.

3.8 MİLYON ABONE

Türkiye'nin büyük dağıtım bölgesi olan Boğaziçi Elektrik, İstanbul Avrupa Yakası'nı kapsıyor. Yüzde 14'lük paya sahip bölgede abone sayısı 3.8 milyon. Kayıp-kaçak oranı ise yüzde 9.7 düzeyinde.

İhracat Rakamları

2010 Bugün Toplamı : $ 73.708.590.000
2009 Bugün Toplamı: $ 62.419.985.000
2010 Eylü Toplamı : $ 2.394.850.000
2009 Eylül Toplamı : $ 1.967.964.000

TİM Linkler

  • tim_danismanlik1 

    Dış Ticaret Danışmanlık Merkezi

    Tıklayın...

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

  • Latest Gadgets

    Tim AB Bülten

    Tim AB Bültenleri için
    Tıklayın...

  • Design Turkey

    Web adresi için Tıklayınız...
  • UlkeMasalari

    İGEME Ülke Masaları

    Tıklayın...

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

Büyükekşi: "Çin'i fırsat olarak görüyoruz" PDF Yazdır e-Posta

TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, Conrad Hotel'de gerçekleştirilen Türkiye-Çin Ticari Ekonomik ve Yatırım İşbirliği Forumu'nda konuştu.Başkan Büyükekşi şöyle konuştu:

"Son yıllarda Türkiye ve Çin arasındaki ilişkiler muazzam ölçüde gelişiyor. Bunun sonucunda da iki ülkenin birbirine düzenlediği ticari heyet ziyaretlerinin sayısı artıyor. Bundan yaklaşık 4 ay önce Sayın Devlet Bakanımız Zafer Çağlayan başkanlığında bir heyet ile birlikte Çin'i ziyaret etmiştik. Şimdi Sayın Çin Halk Cumhuriyeti Ticaret Bakanı Chen Deming'in başkanlığındaki Çin heyetini Türkiye'de ve İstanbul'da ağırlamaktan büyük memnuniyet duyuyoruz.

Rakamlara bakınca Çin’i çok büyük bir dev olarak görüyoruz. Herkes Çin’i bir tehdit olarak görürken biz büyük bir fırsat olarak görüyoruz. Tüm imalat sanayi sektörlerinde inanılmaz bir kapasiteye sahip ve dünyanın başka yerinde bulunamayacak üretim faktörleri var. Çin aynı zamanda dünyanın en büyük ithalatçı ülkelerinden biri. Yeni yüzyılın ticaretteki temel prensibi karşılıklı kazan-kazan’dır. Bu prensipten hareketle Türkiye ve Çin için karşılıklı bir kazan kazan durumunu nasıl ortaya çıkarabiliriz? Bu sorunun cevabını hep beraber bulabiliriz. Bu bağlamda, sizlere kendi görüşlerimi paylaşmak istiyorum. Çünkü görüyorum ki; Türkiye ve Çin önümüzdeki yıllarda beraber kazanabilecek iki önemli ülke olarak ön plana çıkmaktadır.

Çin ile Türkiye arasında önemli bir ticaret var. Bundan 20 yıl önce 1990 yılında, iki ülke arasında 283 milyon dolar olan dış ticaret hacmi, 2008 yılı sonunda 17 milyar doları geçmiş durumda. Türkiye ve Çin arasındaki ilişkiler gittikçe gelişiyor. Ancak ne yazık ki dış ticaret ilişkimiz dengeli ve sürdürülebilir değil. Aramızda ciddi bir dış ticaret açığı mevcut. Yılın ilk 11 ayında Çin'in Türkiye'ye ihracatı 11,2 milyar dolar iken, Türkiye'nin Çin'e ihracatı 1,3 milyar dolar olarak gerçekleşti. 10 milyar dolara yakın bir dış ticaret açığı ile karşı karşıyayız. İki ülke arasındaki ilişkileri daha dengeli bir zemine oturtmamız gerektiğini düşünüyoruz. Bizin dünya mal ticareti içindeki payımız binde 8. Ama Çin'in 1 trilyon dolara yaklaşan ithalatında aldığımız pay ancak binde 1,3. Bu rakamları daha anlamlı seviyelere çekmemiz gerekiyor.

Birçok ülkenin toplam dış ticaret hacminden daha büyük bir ticaret gerçekleştiriyoruz. Üstelik iki ülke arasındaki potansiyel çok daha fazla. Yapabileceğimiz pek çok ortak ekonomik açılım bulunuyor.

Türk firmalarının Çin’de kord bezi, çelik, değerli madenler, plastik, inşaat, gıda ve tekstil alanında girişimi bulunmaktadır ve bu yatırımların reel değeri yaklaşık 150 milyon dolar civarındadır. Ülkede 67 Türk firmasının ofisi veya temsilciliği bulunmaktadır. Çok büyük bir hacim değil. Daha fazla potansiyel olduğunun farkındayız. Çinli firmaları da aynı şekilde Türkiye’de yatırım yapmaya çağırıyoruz. Çünkü yatırım açısından Türkiye son derece önemli ve büyük fırsatlar vaat eden bir ülke. Ülkemizde hali hazırda 61 milyon dolarlık yatırımı bulunan 364 Çin firmasına yeni Çin firmalarının eklenmesini diliyoruz. Mevcut yatırım stokunu çok yetersiz buluyoruz. Türkiye hem iç pazarı, hem de Gümrük Birliği ilişkisiyle AB pazarı dolayısıyla büyük bir potansiyel taşıyor.

Dış ticaret ve yatırımlardan sonra üçüncü bir işbirliği alanı turizm.
İki ülke arasındaki turizm de gelişiyor. Türkiye ile Çin arasında 2001 yılında imzalanan mutabakat zaptı çerçevesinde Türkiye, Çin tarafından tanınan 23’üncü resmi güzergâh oldu. Böylece iki ülke halkları daha çok birbirini ziyaret etme şansı elde etti. 2008 yılında Çin'in yurtdışı turizm harcamaları 28 milyar doları geçmesine rağmen ülkemize gelen Çinli turist sayısı sadece 62 bindir. Bu rakamı arttırmak ve turizm konusunda adımlar atmamız gerektiğini düşünüyoruz. Bunun için taşıma çok önemli bir konu. Türk Hava Yollarının daha fazla noktaya daha fazla uçuş yapması için Çinli yetkililerden gerekli izinlerde kolaylık bekliyoruz. Pekin, Şanghay ve Guanzo’ya haftanın yedi günü seferler düzenlemek istiyoruz. Ayrıca şunu da biliyoruz ki, turizmin gelişmesi için charter seferlerine de izin verilmesi gerekir.

Bunun yanı sıra Çin ve Türkiye müteahhitlik sektöründe dünyanın önde gelen 2 ülkesi arasında yer alıyor. Dolayısıyla dünyanın 2 müteahhitlik devi ortaya koyacağı çok güçlü bir sinerji var. Çin ile müteahhitlik konusunda yapılacak işbirlikleri her iki ülkeye de büyük fayda sağlayacaktır. Çin, Türkiye desteği sayesinden Ortadoğu ve Afrika ülkeleri pazarına daha rahat açılma fırsatı bulurken, Türkiye de Çin sayesinde Uzakdoğu pazarlarında daha aktif olma potansiyelini değerlendirecektir.

Sözlerime burada son verirken bugün burada düzenlenen organizasyonun iki ülke arasındaki ilişkileri daha da yukarı boyutlara taşıması dileklerimle saygılar sunuyorum."