| Büyükekşi: "Çin'i fırsat olarak görüyoruz" |
|
|
|
|
"Son yıllarda Türkiye ve Çin arasındaki ilişkiler muazzam ölçüde gelişiyor. Bunun sonucunda da iki ülkenin birbirine düzenlediği ticari heyet ziyaretlerinin sayısı artıyor. Bundan yaklaşık 4 ay önce Sayın Devlet Bakanımız Zafer Çağlayan başkanlığında bir heyet ile birlikte Çin'i ziyaret etmiştik. Şimdi Sayın Çin Halk Cumhuriyeti Ticaret Bakanı Chen Deming'in başkanlığındaki Çin heyetini Türkiye'de ve İstanbul'da ağırlamaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Rakamlara bakınca Çin’i çok büyük bir dev olarak görüyoruz. Herkes Çin’i bir tehdit olarak görürken biz büyük bir fırsat olarak görüyoruz. Tüm imalat sanayi sektörlerinde inanılmaz bir kapasiteye sahip ve dünyanın başka yerinde bulunamayacak üretim faktörleri var. Çin aynı zamanda dünyanın en büyük ithalatçı ülkelerinden biri. Yeni yüzyılın ticaretteki temel prensibi karşılıklı kazan-kazan’dır. Bu prensipten hareketle Türkiye ve Çin için karşılıklı bir kazan kazan durumunu nasıl ortaya çıkarabiliriz? Bu sorunun cevabını hep beraber bulabiliriz. Bu bağlamda, sizlere kendi görüşlerimi paylaşmak istiyorum. Çünkü görüyorum ki; Türkiye ve Çin önümüzdeki yıllarda beraber kazanabilecek iki önemli ülke olarak ön plana çıkmaktadır. Çin ile Türkiye arasında önemli bir ticaret var. Bundan 20 yıl önce 1990 yılında, iki ülke arasında 283 milyon dolar olan dış ticaret hacmi, 2008 yılı sonunda 17 milyar doları geçmiş durumda. Türkiye ve Çin arasındaki ilişkiler gittikçe gelişiyor. Ancak ne yazık ki dış ticaret ilişkimiz dengeli ve sürdürülebilir değil. Aramızda ciddi bir dış ticaret açığı mevcut. Yılın ilk 11 ayında Çin'in Türkiye'ye ihracatı 11,2 milyar dolar iken, Türkiye'nin Çin'e ihracatı 1,3 milyar dolar olarak gerçekleşti. 10 milyar dolara yakın bir dış ticaret açığı ile karşı karşıyayız. İki ülke arasındaki ilişkileri daha dengeli bir zemine oturtmamız gerektiğini düşünüyoruz. Bizin dünya mal ticareti içindeki payımız binde 8. Ama Çin'in 1 trilyon dolara yaklaşan ithalatında aldığımız pay ancak binde 1,3. Bu rakamları daha anlamlı seviyelere çekmemiz gerekiyor. Birçok ülkenin toplam dış ticaret hacminden daha büyük bir ticaret gerçekleştiriyoruz. Üstelik iki ülke arasındaki potansiyel çok daha fazla. Yapabileceğimiz pek çok ortak ekonomik açılım bulunuyor. Türk firmalarının Çin’de kord bezi, çelik, değerli madenler, plastik, inşaat, gıda ve tekstil alanında girişimi bulunmaktadır ve bu yatırımların reel değeri yaklaşık 150 milyon dolar civarındadır. Ülkede 67 Türk firmasının ofisi veya temsilciliği bulunmaktadır. Çok büyük bir hacim değil. Daha fazla potansiyel olduğunun farkındayız. Çinli firmaları da aynı şekilde Türkiye’de yatırım yapmaya çağırıyoruz. Çünkü yatırım açısından Türkiye son derece önemli ve büyük fırsatlar vaat eden bir ülke. Ülkemizde hali hazırda 61 milyon dolarlık yatırımı bulunan 364 Çin firmasına yeni Çin firmalarının eklenmesini diliyoruz. Mevcut yatırım stokunu çok yetersiz buluyoruz. Türkiye hem iç pazarı, hem de Gümrük Birliği ilişkisiyle AB pazarı dolayısıyla büyük bir potansiyel taşıyor. Dış ticaret ve yatırımlardan sonra üçüncü bir işbirliği alanı turizm. Bunun yanı sıra Çin ve Türkiye müteahhitlik sektöründe dünyanın önde gelen 2 ülkesi arasında yer alıyor. Dolayısıyla dünyanın 2 müteahhitlik devi ortaya koyacağı çok güçlü bir sinerji var. Çin ile müteahhitlik konusunda yapılacak işbirlikleri her iki ülkeye de büyük fayda sağlayacaktır. Çin, Türkiye desteği sayesinden Ortadoğu ve Afrika ülkeleri pazarına daha rahat açılma fırsatı bulurken, Türkiye de Çin sayesinde Uzakdoğu pazarlarında daha aktif olma potansiyelini değerlendirecektir. Sözlerime burada son verirken bugün burada düzenlenen organizasyonun iki ülke arasındaki ilişkileri daha da yukarı boyutlara taşıması dileklerimle saygılar sunuyorum." |







TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, Conrad Hotel'de gerçekleştirilen Türkiye-Çin Ticari Ekonomik ve Yatırım İşbirliği Forumu'nda konuştu.Başkan Büyükekşi şöyle konuştu: