| TİM Başkanı Büyükekşi: “İhracatta yakaladığımız iki haneli artışı sanayi üretim endeksi teyit etti” |
|
|
|
|
Büyükekşi yaptığı açıklamada şunları ifade etti: “TÜİK tarafından aylık olarak açıklanan sanayi üretim endeksi ile TİM olarak açıkladığımız aylık ihracat kayıt rakamları arasında doğrudan bir ilişkinin olduğu son verilerle bir kez daha teyid edildi. Gerçekten de Aralık ayında ilk defa aylık bazda ihracat artışı % 33,8 olarak iki haneli olarak gerçekleşti. Bu veriyi krizden çıkış sürecinde bir dönüm noktası olarak değerlendirmek gerekir. İhracattaki bu öncü gösterge aynı zamanda son çeyrekte GSYH’nın pozitif gerçekleşeceğini göstermektedir. Öte yandan sanayi üretim endeksi de Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre % 25 artmış kaydetti. Her zaman ifade ettiğimiz gibi, ihracat sanayi üretim artışının öncü göstergesi, bu iki temel veri de büyüme ve istihdam artışının öncü haberi olarak değerlendirilmelidir. Aralık ayı sanayi üretiminde önemsediğimiz en önemli gelişme, ana sanayi grupları içerisinde en yüksek artışın % 33,2 ile ara malı imalatında görülmesidir. Bunun, kriz sonrası yapılanma için Türkiye’ye bir fırsat sunduğunu ifade etmek gerekiyor. Daha önceki kur dahil olmak üzere olumsuz birçok faktör nedeniyle özellikle ara malı imalatının bir kısmı yurtdışına kaymıştı. Şimdi göreceli olarak rekabetçi kur desteği ile beraber bu üretimin kısmen de olsa yurtiçine çekildiği görülüyor. Bu yeni sürecin desteklenmesi gerekmektedir. Bizim gerek IMF tartışmalarında olsun gerekse kur politikalarında olsun dile getirdiğimiz “istikrarlı ve rekabetçi kur seviyesinin” önemini rakamlar bir kez daha göstermektedir. Bu vesile ile ekonomi idaresi “mevcut kur mimari nedeniyle kimseye kur garantisi verilemeyeceği ve herkesin hesaplarını bu gerçeğe göre yapmasının gereğine” işaret etmektedir. Buna göre, kur garantisi veremeyecek olanların, “piyasaları bozucu” anlaşma ve müdahalelerden de uzak kalmasını talep etme hakkımız vardır. Şöyle ki, kamunun IMF ile bir anlaşma yaparak içeriye büyük miktarda döviz girmesine kapı aralaması ve bunun da beraberinde ikinci bir dalga olarak sıcak para girişini tetiklemiş olması bize göre kamunun piyasadaki arz-talep yapısına müdahale etmek suretiyle “piyasa bozucu” niteliğine işaret eder. Tıpkı, 2006’nın ikinci yarısından sonra yerliye %10 stopaj konulurken bunun yabancılar için sıfırlanmasının da bu türden piyasa bozucu bir davranış olduğu gibi. Nitekim Türkiye ekonomisinin düzenli olarak küçülme sürecine girdiği 2006-2008 arasında içeriye giren yabancı kaynak miktarındaki artış da bu yanlışı göstermektedir. Üretim ve yatırımın düşmekte olduğu bir süreçte bu şekilde artan hacimli bir yabancı kaynak girişi ancak spekülatif ve haksız kazanç imkanlarıyla açıklanabilir. Netice itibariyle IMF anlaşması bir siyasi tercihtir ancak ihracatçı ve üretici olarak bizim de rekabetçi ve istikrarlı bir kur ortamını beklemek ve hesaplarımızı buna göre yapabilmek hakkımızdır. Aralık ihracat ve sanayi verileri gösterdiği üzere, ihracatın önünün açılması yönündeki talep aynı zamanda üretim ekonomisine ve istihdama verilmiş açık bir destektir.” |







TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, TÜİK tarafından açıklanan Aralık ayı sanayi üretim endeksi ile ilgili bir açıklama yaptı.