‘2023'e 5 kala: Dünya ve Türkiye' Forum İstanbul 2018

Bu yıl 3- 4 Mayıs tarihlerinde 17'incisi düzenlenen Forum İstanbul 2018 ilk oturumları ile güne hızlı bir başlangıç yaptı. Forum İstanbul 2018'nin açılış konuşmalarını Forum İstanbul Başkanı Haluk Sur, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi ve Finans Dünyası Genel Yayın Yönetmeni Özlem Özgencil Orhon gerçekleştirdi.

'2023'e 5 kala: Dünya ve Türkiye' ana temasıyla, 3-4 Mayıs 2018 tarihleri arasında İstanbul Swissotel The Bosphorus'da 17'ncisi düzenlenen Forum İstanbul'un açılış konuşmalarını Forum İstanbul Başkanı Haluk Sur, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi ve Finans Dünyası Genel Yayın Yönetmeni Özlem Özgencil Orhon gerçekleştirdi. 

TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, “Bugün başlayan Forum 2018'in özellikle ekonomimiz ve ülkemiz adına hayırlara vesile olmasını diliyorum. Az önce de bahsedildiği gibi 17 yıldan beri bu oluşuma destek veriyoruz ve bu Forum'un stratejik ortağı olmaktan çok büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Ülkemizin geleceğini tartıştığımız bu etkinliğimizde TİM olarak biz her zaman var olduk. Bugün burada dünyanın nereye gittiğini, ülkemizin konumunu, bizleri bekleyen tehdit ve fırsatları konuşacağız” dedi. “Dünyanın hızı baş döndürücü. Bugün milyarlarca insan sosyal ağlarla, blog'larla haberleşiyor. Artık toplumsal etkinlikler internetten organize ediliyor. Fikirleri paylaşmanın altını çizmek isterim. TİM olarak sadece ihracatımızın artmasını değil, artmasının sürdürülebilir olmasını önemsiyoruz” diyen Büyükekşi, “Uzun vadede gerçekleşecek” denilen bazı hususların çoktan geride kaldığını, “Çok yakında” denilen bazı olaylar ise hala beklemede olduğunu anımsattı.

 

Büyükekşi: Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın felsefesi geride kaldı

TİM Başkanı Büyükekşi konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Türkiye İhracatçılar Meclisi olarak, Hedefimiz sadece ihracatımızın artması değil. Artışın sürdürülebilir olması. Büyümeye, istihdama, yani kısaca kalkınmaya destek olan bir ihracat yapısına ulaşmak. Bu hedefe ilerlerken, ülkemizde ve dünyada yaşanan olayları göz ardı edemeyiz. “bana dokunmayan yılan 1000 yıl yaşasın” felsefesi geride kaldı. Güncel gelişmeleri yakından takip eden, küresel trendleri yakalayan, hatta kendi sektörlerinde trend belirleyen firmalara ihtiyacımız var. Ancak bu sayede, hedeflerimize ulaşabiliriz. Katma değerli üretim bizler için son derece önemli. Ar-ge, inovasyon, tasarım, markalaşma ve girişimcilik konusunda çok büyük etkinliklerimiz var. Bu çalışmalarımızda, bizler için çok önemli kriter var: Ortaklık… Biz başarıya, başka ülkelere rağmen değil, tüm ülkelerle birlikte ulaşmaya çabalıy oruz.”

 Forum İstanbul Başkanı Haluk Sur, “Bu sene organizasyonumuzun teması '2023'e 5 Kala Dünya ve Türkiye' olarak belirledik. Değişen küresel dengelere karşı Türkiye'nin kendisini nasıl konumlayacağı, gelişmeler çerçevesinde yeni fırsatları ve inovatif çözümleri nasıl bulacağı gibi konuları ana başlıklarımız içerisinde değerlendireceğiz” dedi.

Finans Dünyası Genel Yayın Yönetmeni Özlem Özgencil Orhon, “Finans Dünyası Dergisi 28 yıllık yayın yaşamında ekonomideki gelişmeleri inceleyen ve masaya yatırarak tartışan bir yayın olarak yayın hayatını sürdürmektedir. Bildiğiniz gibi dünya artan bir hızla değişiyor. Üretim, çalışma ve yaşam modelleri teknolojinin getirdikleri ile değişiyor. Yeni iş alanları doğuyor, eskiler şekil değiştiriyor” dedi.

 

IHR Başkanı Attasi: Sığınmacılar için yaptığınız takdire şayan

Açılış konuşmaları ardından Forum İstanbul 2018'nin ilk oturumu Forum İstanbul Onursal Başkanı Yavuz Canevi'nin moderatörlüğünde gerçekleşti. International Humanitarian Relief Başkanı Houda Atassi, Sabancı Üniversitesi Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC) Direktörü Dr. Carmine Difiglio, University of International Business and Economics'den Prof. John Gong, TÜSİAD Genel Sekreter ve Yönetim Kurulu Üyesi Bahadır Kaleağası, Pew Research Center, Kıdemli Araştırmacı Jacob Poushte ile Forum İstanbul Başkan Yardımcısı, Uluslararası Siyasi Bilimler Derneği Başkanı Prof. İlter Turan'ın konuşmalarıyla devam etti.

International Humanitarian Relief Başkanı Houda Atassi konuşmasında, Suriyeli sığınmacıların Türkiye ekonomisine yaptığı katkıya ilişkin önemli rakamlar paylaştı: “Bilindiği gibi Suriye krizi patlak verdiğinden bu yana Suriyeli sığınmacıların sayısı 3 milyon 400 bini geçti. Bunların yüzde 71'i 29 yaş altı gençleri oluşturuyor. Krizin doğurduğu maliyetler için bugün 10 milyar dolar bahsediliyor. Türkiye ise 7.2 milyar doları tek başına karşıladı. Ancak buna rağmen AB ekonomisindeki büyüme ortalamasına bakınca Türkiye ekonomisinin bu ortalamanın aşağı yukarı üç katını yakaladığını söyleyebiliyoruz. Suriyeli sığınmacıların çoğu Güney ve Güneydoğu'ya yerleştiler; Hatay, Gaziantep, Mersin ve Kilis gibi iller başı çekiyor. Söz konusu iller veya diğer illerde sığınmacılar, işyerleri ile kiraladıkları ve satın aldıkları gayrimenkuller ile ön planda. 2011 başından 2018 yılı ilk yarısına kadar Suriyelilerin Türkiye'de kurduğu şirket sayısı 6 bin 322.”

Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC) Direktörü Dr. Carmine Difiglio, “Doğalgaz ürün fiyatları incelendiğinde petrole bağlı olduğunu görüyoruz. Petrol fiyatları ile Türkiye'nin enerji faturası arasındaki yakın ilişki ortada. Petrol fiyatlarındaki zirve çok uzun sürünce, yarattığı etki daha da uzun sürüyor. Bir tedarik kesintisinden kaynaklanan problem olabilir, tüm bunlar acil rezervlerin kollektif tedariğini gerektiriyor. Bunlar da fiyatları etkiliyor” dedi.

 

Prof. Gong: ABD'nin ticari savaşı….

University of International Business and Economics'den Prof. John Gong tüm dünyada ekonomik korumacılığa giden bir yol olduğunun altını çizdi: “Bu durum ekonomik düzende sorunları da ortaya çıkarıyor. Aslında ABD, globalleşmeye değinen sistemi ortaya çıkaran devlet. Sınırların açılması, serbest ticaret dengeleri gibi bir ideoljiyi dünyaya çıkaran da. ABD Savunma Bakanı açıklamalarına da bakınca; ABD'nin en büyük korkusu Çin ve Rusya arasındaki yakınlaşmadır. Bir şekilde ticari durumdan yola çıkarak Çin'i adeta ablukaya almak gibi bir durum söz konusu. Daha önemlisi ise teknoloji ve inovasyon konusunda Çin, ABD'ye çoktan erişti. Mesela güneş ve rüzgâr enerjisi teknolojilerinde, Çin çok önemli bir atılım gösteriyor. ABD'yi de yakaladı. Dolayısıyla ABD'nin Çin'e açtığı ticari savaşın motivasyonunu öğrenmiş oluyoruz.” 

Pew Research Center Kıdemli Araştırmacı Jacob Poushter Türkiye'nin iklim değişikliğine bakışı konusuna dikkat çekti: “Türkiye, iklim değişikliğe ile ilgili çok endişe duymuyor diğer ülkelerle kıyasladığımızda. Ancak Latin Amerika'da bu konuda ciddi bir endişe hakim.”

 

Prof. Turan: ABD'nin etkisi azalacak

Forum İstanbul Başkan Yardımcısı, Uluslararası Siyasi Bilimler Derneği Başkanı Prof. İlter Turan, “Değişen dünya düzeninde nereye varacağız, istikrarlı bir durumun ne olacağı konusunda yeterince bir bilgimiz yok. Tahmin etmek de sanıldığı kadar kolay değil. AB'ye bakarsak; Birinci ve İkinci savaşları sonrası AB'nin önemli bir ekonomik güç olarak dünyanın merkezinde olacağı düşünülmüştü. Tek bir devlet yapısına evrilemeyeceği söz konusu. AB, yeni dünya düzenin kendisinden beklendiği kadar önemli bir aktör olamayacak. Türkiye için değişen dengeler karşısında biraz da güç bir politika izlediğini söyleyebiliriz. Bu ortamda Türkiye ya da benzeri ülkeler bütün opsiyonlarını açık tutmak zorundadır,” dedi.

Moderatörlüğünü TİM Genel Sekreter Yardımcısı Erkan Kaplan'ın yaptığı; 'Eski Kıta, Büyük Potansiyel: Afrika'ya İhracat' panelinde ise; Arzum YK Başkanı Murat Kolbaşı, Arçelik Satın Alma Direktörü Hakan Kozan, Meta Dış Ticaret GM Yardımcısı Yekta Küçüköztürk ve Coface GM Emre Özer katılımıyla küresel mal ticareti, yatırım projeleri,  e-ticaret ile ihracatta sağlanacak sürekli ve kalıcı artış, e-ticaret, e-ihracat, e-dönüşüm gibi konular gündeme alındı.

 

İkinci günün program için tıklayınız

PAYLAŞ