Aynı heves ve heyecanla 2017 yılını karşılarken

Küresel ekonomideki durgunluk, jeopolitik gelişmeler ve yılın son günlerinde ülkemizde yaşanan terör olayları sebebiyle zorlu bir ay geçirdik. Bunlara bir de Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Sayın Andrey Karlov'un silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmesi eklendi. Uzun uğraşlar sonucu tekrar rayına oturmaya başlayan Türkiye-Rusya ilişkilerini hedef alan bu saldırıyı kınıyoruz. Ancak, bu denli acı bir olay yaşanmasına rağmen olaya itidalli yaklaşan Rus ve Türk Hükümetleri, ilişkilerin bir daha bozulmayacağını açıkça ifade etti. İnanıyoruz ki, Türkiye ve Rusya arasındaki işbirliği sayesinde bölgede barış en kısa sürede sağlanacak ve bu tür olaylar bir daha yaşanmayacaktır.

Avrupa Parlamentosu'nun müzakerelerin geçici olarak askıya alınması yönündeki tavsiye kararı sonrasında toplanan Genel İşler Konseyi'nde, Türkiye hakkında olumsuz bir kararın çıkmaması bizleri sevindirdi. Mart 2017'de yapılması planlanan AB Liderler Zirvesi'ne Türkiye'nin davet edilmesinin müzakerelere tekrar canlılık getireceğine inanıyoruz. Özellikle, vize serbestisi kapsamında karşılanması istenilen 72 yükümlülükten kalan son 7 kriter üzerinde ülkemizin hassasiyetlerinin göz ardı edilmeden ortak bir anlayış geliştirilmesi suretiyle uzlaşma sağlanması, Gümrük Birliği'nin revize edilmesi ve müzakerelerde yeni fasılların açılması bizim için oldukça önemli.

Üçüncü çeyrek büyüme rakamları açıklandı. Yıl boyunca beraber tanık olduğumuz küresel ve bölgesel gelişmelerin yansımalarının yanı sıra 15 Temmuz darbe girişiminin ve uzun bayram tatillerinin etkisi doğal olarak büyüme verilerine de yansıdı. Türkiye ekonomisi, 2009 krizinden beri ilk kez, 2016'nın üçüncü çeyreğinde yüzde 1,8 daraldı. Yaşanan bu daralmada turizm gelirlerindeki azalma ile Moody's ve S&P tarafından kredi notumuzun aşağı çekilmesinin payı da var elbet. Ancak tüm bunlara rağmen ilk üç çeyrekte ortalama yüzde 2,2 büyüdük.

Açıkçası, zorlu bir 2016 geçirdik, ancak yılmadık. 3 milyon kişiye istihdam sağlayan 65 bin ihracatçının temsilcisi olarak çalışmalarımızı hız kesmeden sürdürdük. TİM ile özdeşleşen Türkiye İnovasyon Haftası'nı 8-10 Aralık'ta Cumhurbaşkanımızın ve Bakanlarımızın da katılımlarıyla İstanbul'da gerçekleştirdik. Bu sene 5. yılını kutladığımız etkinliğimize yaklaşık 60 bin kişi katıldı. Panel ve konferanslarda inovasyona gönül verenler tecrübelerini paylaştı, hem öğrenciler hem profesyoneller fikirlerini ve tasarımlarını sergileme fırsatı buldu.

Yeni ve alternatif pazar arayışlarımız çerçevesinde 2016'da 30 ülkeye 700 firmamızdan 900'ü aşkın katılımcı ile heyetler düzenledik. Dünyanın farklı ülkelerinden temsilcilerle 5 bin ikili iş görüşmesi gerçekleştirdik. TİM olarak, 2017'de de aynı heves ve heyecanla çalışmaya, ekmeğimizi taştan çıkarmaya devam edeceğiz. 

Hükümetimizin, küresel ve çevresel tüm sıkıntılara karşın, ihracatı kalkındırmak amacıyla peş peşe aldığı reform kararlarıyla birlikte 2017'yi bir sıçrama yılı ilan ettik. Yapısal reformlar aracılığıyla, gelişmeleri 2017 yılında olumluya çevirmeyi hedefliyoruz. Biz ihracatçılar olarak, makroekonomik istikrarımızı ve kazanımlarımızı pekiştirmek, sürdürülebilir bir ekonomik kalkınma sağlamak için, Türkiye için, bunu yapmayı üstleniyoruz.

 

 

 

 

PAYLAŞ