Dünya ticareti dengeli büyürken…

Dünya mal ticareti yılın ilk yarısında değer olarak yüzde 8,6 büyüdü, miktar artışı da toparlanmaya devam ediyor. Paralel şekilde Euro Bölgesi ve AB'de de büyüme hızı artmış durumda. İkinci çeyrek verilerine göre her ikisinde de yüzde 0,6'lık bir artış söz konusu.

Dünya Ticaret Örgütü küresel ticaret öncü göstergeleri, ticarette toparlanmanın süreceğine işaret ediyor. Benzer şekilde, Fitch Ratings de küresel ekonomi için büyüme tahminlerini yukarı yönlü revize etti. JP Morgan da Türkiye'nin 2017 yılındaki yüzde 3,8 olan büyüme tahmini yüzde 4,6'ya yükseltti. Ülkemizde de göstergeler her geçen gün daha iyiye gidiyor. Yılın ilk yarısında ihracatımız miktar olarak yüzde 8,8; değer olarak yüzde 8,2 arttı. Ocak-Temmuz döneminde ise yüzde 10,7 artarak 90 milyar doları aştı. “Atılım Yılı” olarak ilan ettiğimiz 2017'de yüksek artışlar yakalamak doğru yolda ilerlediğimizin en açık göstergesi.

Diğer taraftan, ekonomimiz sadece ihracatta değil birçok alanda pozitif gelişmeler yakalıyor. Haziran ayı cari işlemler açığı yüzde 24,2 azalışla 3,7 milyar dolar gerçekleşti. Aynı şekilde işsizlik oranı Mayıs ayında 2,8 puan azalarak yüzde 10,2'ye düştü. Enflasyonun Temmuz ayında tek haneye düşmesi oldukça memnuniyet verici. Borsamız her gün yeni rekorlar kırıyor. Bu olumlu gelişmelerde Hükümetimiz tarafından sunulan teşvik ve reformların ciddi etkisi bulunuyor. Ancak, 2010'dan sonra en hızlı büyümenin yaşandığı bu zamanları daha etkin değerlendirmemiz gerekiyor. İş yapma şekillerini yeniden belirlemek, tüm süreçlerde Ar-Ge, yenilikçilik, tasarım ve markalaşma ile rekabet etmeye odaklanmak, asıl değişimi sağlayacak alanlara yatırım yapmak için gerekli kaynakları yaratmak zorundayız. Yine, ihracata yönelik üretim kapasitesini artırmak için uygun yatırım ortamı temin etmeliyiz. Tüm bunlara ilaveten, ihraç pazarlarımıza ayrı bir önem vermemiz gerekiyor. Hem mevcut pazarlardaki payımızı artırmamız, hem de yeni pazarlara girmemiz ihracat hedeflerimizi yakalayabilmek için kritik öneme sahip.

Bizim için dünya üzerindeki doğudan batıya kuzeyden güneye her ülke, hedef pazar. Sadece bu yıl Afrika'dan Avrupa'ya, Amerika'dan Ortadoğu'ya tam 48 ülkeye ticaret heyeti düzenliyoruz. Gittiğimiz her ülkeye sadece mallarımızı değil dostluğumuzu da götürüyoruz. Çünkü biz şunu biliyoruz: sadece mal alıp satmak ihracatınıza büyük katkılar yapabilir. Ancak bu etki büyük bir ihtimalle kısa vadeli olacaktır. Önemli olan, karşılıklı güveni temin ederek, her iki tarafın da kazanacağı bir sistemi dostluk çerçevesinde yürütebilmek. Biz ticaret yaptığımız ülkelerle ilişkilerimizi bu zeminde kurup geliştiriyoruz. Bugüne kadar ihracat yaptığımız ülkelerde ciddi dostluklar edindik ve meyvelerini birlikte yedik. En yakınımızda bulunan AB ülkeleri buna en iyi örnek. İhracatımızın yarısını AB'ye gerçekleştiriyoruz. Ülkemize gelen yatırımların ise neredeyse yüzde 70'i AB'den. Uzun zamandır Hükümetlerimiz Gümrük Birliği Güncellenmesi yönündeçalışmalar yapıyor. Hatta özel sektör olarak bizler de alt çalışmalara katılıyor, görüşlerimizi beyan ediyoruz. Yapılan çalışmalar da bu güncellemenin her iki tarafın ticaretine büyük katkılar yapacağını ortaya koyuyor. AB'deki alıcılarımızla konuşuyoruz, onlar da çok istekli. Ancak, bu konu son dönemde siyasi polemik aracı haline getiriliyor. İşadamları olarak bizler de üzülerek takip ediyoruz. Ümit ediyoruz ki, AB tarafında mevcut siyasi bulutlar dağıldığında, siyasetle ticaretin değil ticaretle siyasetin geliştiği bir dönem görebiliriz.

Bu sayfa 1 Eylül 2017 Cuma tarihinde yayınlanmıştır.
PAYLAŞ