İhracatta Süreklilik

İhracatta Atılım Yılı ilan ettiğimiz 2017 yılını 70 bin ihracatçımızla birlikte 157,1 milyar dolarlık bir ihracat rakamı ile tamamladık. Bu sayede 2017, tüm zamanların en çok ihracat gerçekleştirilen ikinci yılı oldu. Ancak ihracat yapan firma sayısı bakımından 2017, bir rekor yılı. İhracatın bilinirliğinin artarak gündemde üst sıralara çıkması, çok da eski değil. 1980'lerdeki liberalleşme açılımları ve 1990'lardaki Gümrük Birliği anlaşması sayesinde dış ticaret daha fazla firmanın ilgi alanına girmeye başladı. Ancak ihracatın firmalarımızın stratejilerinde ön plana çıkması, 2000'li yıllara rastlıyor. 2000 yılında 25 bin ihracatçımız varken, 2010 yılında bu sayıyı neredeyse 2'ye katlayarak 49 bine ulaştık. 2011'de 50 bin, 2014'te 60 bin barajlarını aşmış durumdayız. 2017'de 70 binin biraz altında kalmamıza rağmen bugüne kadar en yüksek ihracatçı sayısına ulaşmış durumdayız. Rekorlar Yılı olan 2018'de sadece ihracatın kendisi değil, firma sayısı anlamında da yeni bir rekor bizleri bekliyor. Bu noktaya gelmemizde gerek Hükümetlerimizin bizlere sunduğu desteklerin, gerekse Türkiye İhracatçılar Meclisi ve İhracatçı Birlikleri olarak bizlerin katkıları var.  Büyüme modelinin ihracata dayalı bir yapıya kavuşması, buna paralel bir şekilde verilen desteklerin hacim, içerik ve çeşitlilik olarak genişletilmesi ve Birliklerimizin ihracatçılar ailesine yeni üyeler kazandırmak için sahada yaptıkları çalışmaların etkilerini açıkça görebiliyoruz. Biz de TİM olarak hem ülkemizin ihracatına ilişkin makro stratejiler geliştiriyor, hem de heyet ve tanıtım toplantıları düzenlerken ihracat yapan firma sayısının artışına önem veriyoruz. Ancak, ihracat yapan firma sayısı kadar, ihracata başlayan firmalarımızın bu süreci devam ettirebilmeleri de son derece önemli. Firmalarımıza her mecrada öncelikle gelir kaynaklarını iç satış ve ihracat olarak çeşitlendirmeleri çağrısında bulunarak onları ihracat davet ediyoruz. Ardından ihracat yaptıkları pazar sayısını artırarak ihracatlarının daha sağlıklı bir yapıya kavuşturmaları çağrısında bulunuyoruz. Bu sayede, tek bir müşteriye bağlı kalmayarak olası bir aksaklıkta bir pazarı bir diğeriyle telafi ederek ihracatlarını dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde artırabileceklerini söylüyoruz.

İhracatın sürdürülebilirliğine bu denli önem vermemizin sebebi ise şu: 2000 yılından bu yana en az 1 yıl ihracat gerçekleştiren 201 bin firmamız var. Ancak bu firmaların sadece 4 bin 500 tanesi, yani yüzde 2'si 17 yıl boyunca ihracat gerçekleştirebilmiş durumda. 70 bin firmamız ise 17 yılın sadece 1 tanesinde ihracat gerçekleştirdi.

Bu veriler, ihracatımızı sürdürülebilir bir şekilde artırabilmemiz için firma düzeyinde de sürdürülebilirliği yakalamamız gerektiğini ortaya koyuyor. İhracat yapmayan firmaları ihracata özendirmek, ihracat yapan firmalarda ise devamlılığı sağlamak için çalışmalar yürütüyoruz. Düzenlediğimiz etkinliklerde bu hususa öncelik veriyor, adımlarımızı bu düşünceyle şekillendiriyoruz.

An itibarıyla 70 bine ulaşan ihracatçı sayımızın 2023 yılında 100 bini aşmasını bekliyoruz. Eğer bugün ihracat yapan firmalarımız, 2023 yılına kadar ihracat yapmaya devam ederlerse, ihracatlarında süreklilik ve istikrar yakalarlarsa, Cumhuriyetimizin 100'üncü yılında 500 milyar dolarlık hedefimize rahatlıkla ulaşabiliriz.

PAYLAŞ