Kalkınma Hedefimizden Kimse Bizi Alıkoyamaz

Türkiye, 82 milyonluk nüfusu, 800 milyar dolarlık yurtiçi hasılası, üretken ve dinamik insanıyla dünyanın en büyük 17'nci ekonomisi durumunda. Fakat bunun yeterli olmadığını, halkımızın daha müreffeh, Türkiye'nin daha kalkınmış bir ülke olmasını istediğimizi; yerimizin dünyanın ilk on ekonomisi arasında olması gerektiğini; başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere, tüm iş ve ihracat ailesi olarak defalarca vurguladık, vurguluyoruz.

Gerek uluslararası ticarette yaşanan sıkıntılar, gerek küresel politik düzenin yeniden şekillenmesi ile birçok ekonomide zor zamanların yaşandığı da bir gerçek. Üstüne üstlük, ülkemizi doğrudan hedef alan hamleler de karşı karşıya kaldık. Örneğin Ağustos 2018'de döviz kurları üzerinden ülkemize ağır bir saldırıya şahit olduk.

Ancak üzerimize yönelen tehditlerin en büyüğü, üç yıl önce yaşanan 15 Temmuz hain darbe girişimiydi. Türkiye demokrasisi, halkının destansı kahramanlığı ile yoluna devam etti. Artık Türkiye'nin 15 Temmuz'dan önceki ülke olmadığını herkes farkına varmalıdır. Darbeyi elleriyle püskürten, şahadeti şeref sayarak ölümün üzerine giden bu milleti, yolundan döndürecek hiçbir güç yoktur.

Türk ticaret diplomasisinin saha neferleri ihracatçılar olan bizler, bu hain teşebbüsün gelişen ve büyüyen Türkiye'yi doğrudan hedef aldığını gayet iyi biliyoruz. 15 Temmuz tarihinin, bir Milli Birlik günü olarak daima hatırlanması gereklidir. Biz de TİM olarak, bu yıl düzenlediğimiz anma töreninde; TİM Demokrasi ve Milli Birlik Fidanlığı'na 15 Temmuz şehitleri anısına fidan diktik. Türkiye'nin birliği ve bekası adına gözünü kırpmadan şehit düşen her kahramanımız için bir çınar fidanı dikildi. Fidanların yanına şehitlerimizin hayat hikayelerinin yer aldığı karekodlu plakalar yerleştirildi.

TİM olarak, 2019 yılına “Dış Ticaret Fazlası Veren Türkiye” vizyonuyla işe koyulduk. Her ay ihracatçılarımız yeni rekorlara imza attı. Yılın ilk yarısını 88 milyar doların üzerindeki ihracatla taçlandırdık. Yılsonunda 200 milyar doları yakalamaya gayret ediyoruz. Bu yolda çalışırken, hükümetimizin de sonuna kadar arkamızda olduğunun bilincindeyiz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Ticaret Bakanımız Ruhsar Pekcan ile geçtiğimiz ay üst düzey temaslar için Japonya ve Çin gezilerini gerçekleştirdik.

Japonya'nın Osaka kentinde yapılan G20 Zirvesi'nde Cumhurbaşkanımız Erdoğan ve ABD Başkanı Trump arasında yapılan ikili görüşmede, daha önce belirlenen 75 milyar dolarlık dış ticaret hacmi hedefinin 100 milyar dolara çıkarılması kararlaştırıldı. TİM olarak bu hedefe tüm gücümüzle destek olmaya hazırız. Bu doğrultuda, kapsamlı bir rapor yayınladık. Belirlenen 192 kalemde, ilk aşamada ihracatımızı kısa vadede artırabilecek ürünleri değerlendirdik. Bunların ortak özelliği ülkemizin ihracatta rekabet avantajına sahip olduğu ve ABD'nin de yoğun bir şekilde ithal ettiği ürünler olmasıdır. Hangi üründe hangi eyaletin öne çıktığı raporumuzda ayrıntılı biçimde analiz edildi.

Öte yandan Çin'deki temaslarımız da çok başarılı geçti. EXPO 2019 Pekin'deki Türkiye Milli Günü vasıtasıyla ülkeler arasında ticaretin geliştirilmesinin yanı sıra kültürümüzü yansıtma imkanı bulduk. Türkiye Tanıtım Grubu'nun değerli çalışmalarıyla “Geleceği Yeşil ile Kucakla” temasıyla ülkemizin, üretim, iş birliği ve paylaşma kavramlarına verdiği önemi vurgularken, daha yeşil, yaşanabilir ve sürdürülebilir bir dünya için Türkiye olarak öncü bir rol üstlenme kararlığımızı yansıtmayı amaçladık.

Uluslararası arenada ortaya koyduğumuz performansın, içeride de desteklenmesi ihracatçıya ne kadar güvenildiğinin de göstergesidir. Bunlardan biri de Gümrük Genel Tebliği'nde yapılan değişikliktir. Buna göre, hızlı kargo yoluyla en fazla 5 taşıma senedi muhteviyatı eşyanın ithal edilebilmesi yönündeki sınırlama, tüzel kişiler için kaldırılmıştır. İhracatımızın sürdürülebilirliği adına, gelen numuneler başta olmak üzere, ihracatımızın aynı dinamizmle hedeflerine ulaşmasına katkı sağlayacak, siparişe, üretime ve ihracata dönüşecek eşyanın serbest dolaşımına izin veren önemli bir düzenleme niteliğindedir.

Elimizi rahatlatacak önemli bir başka gelişme, TC Merkez Bankası'ndan gelmiştir. TCMB'nin 425 baz puanlık faiz indirimi, kısa zamanda reel sektörün finansman maliyetlerine yansıyacak önemli bir adımdır. Yapılan faiz indirimi, mal ve hizmet ihracatımızın rekabetçiliği açısından çok doğru bir zamanda gerçekleşti. İlk etapta Ağustos, Eylül ve Ekim'de piyasayı canlandıracak ve ekonomik büyümeye hızlı bir yansıma sağlayacağını öngörüyoruz. Sağlanacak kur istikrarıyla, mal ve hizmet ihracatının ekonomik büyümeye katkısı katlanarak devam edecektir. Bu adım, Türkiye ekonomisinin dengelemeden, sürdürülebilir büyüme sürecine geçişini hızlandıracaktır.

Geçtiğimiz ay açıklanan ve cumhuriyetimizin yüzüncü yılı 2023'e odaklanan, 11'nci Kalkınma Planı, ihracata bugüne kadar ki hiçbir planlamada olmadığı kadar büyük atıfta bulunmuş ve görev yüklemiştir. Ülkemiz, sürdürülebilir büyüme için, ihracatın vazgeçilmez olduğunun bütünüyle bilincindedir. Biz de ihracatçılar olarak bize biçilen görevin farkındayız. 2023'te hedeflerini aşmış bir Türkiye için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.

PAYLAŞ