Türkiye ekonomisi ivme kazanıyor

Demokrasilerin olmazsa olmaz kıstaslarından biri halk oylamalarıdır. Cumhuriyet tarihimizde düzenlenen yedinci referandumu geride bıraktık. Sonucun halkımız için hayırlara vesile olmasını temmeni ediyoruz. Şimdi odaklanılması gereken tek şey, ekonomi başta olmak üzere tüm alanlarda sağlanacak istikrar ve güven. Biz ihracatçılar olarak daha müreffeh bir Türkiye göreceğimize inanıyoruz.

Bu köşede birçok kez izah ettiğim gibi, 2016 yılı küresel ölçekte büyümenin ve ticaretin yavaşladığı bir yıl oldu. DTÖ verilerine göre dünya ticareti 16,5 trilyon dolardan 15,9 trilyon dolara geriledi. Diğer taraftan, AB, ABD ve Rusya ile ilişkilerin seyri, Suriye ve Irak'taki sıcak çatışmaların ülkemize taşıdığı riskler ihracatımızı da olumsuz etkiledi. Dünya genelinde ve ülkemizde yaşanan terör saldırıları bilhassa turizm sektörümüzde ciddi düşüşlere yol açtı. Bir yandan da, başarısızlıkla sonuçlanan bir darbe girişimi ve ardından bunu sindiremeyen vatan hainlerinin ülkemize yönelik algı operasyonları ile mücadele ettik.

Bütün bu olumsuzluklara rağmen, 2016 yılı ikinci döneminden bu yana sunulan teşvikler son zamanların en kapsamlı destekleri olarak kayda geçti. Sadece son birkaç ayda, Cumhuriyet tarihi boyunca süregelen pek çok sorun çözüme kavuşturuldu. 2017 bütçesinde ihracatçılara verilecek destek tutarı 1 milyar TL'den 3 milyar TL'ye yükseltildi. İhracatçılara yeşil pasaport hakkı yasalaştı. E-ticaret sitelerine üyelik desteği ile ihracatçılarımızın, uluslararası bilinirliğe ve yüksek kullanıcı trafiğine sahip portallara üye olabilmeleri kolaylaştırıldı. Proje bazlı süper teşvik sistemi yürürlüğe girdi. Böylelikle, yenilikçi, Ar-Ge yoğun ve katma değeri yüksek olma niteliklerine haiz yatırımlar “süper yatırım” olarak kabul edilmeye başlandı. Kredi garanti kurumlarına sağlanan hazine desteği yürürlüğe girdi. Başta ihracatçılar olmak üzere tüm işletmelerin de Kredi Garanti Fonu kefaletinden yararlanmalarının önü açıldı. Görece az gelişmiş olduğu tespit edilen bölgelerde yatırım ortamını canlandırmak için “Cazibe Merkezleri Programı” dönemi başladı. Ekonomi Bakanlığı tarafından sağlanan yeni pazarlara giriş ve fuar desteklerinde iyileştirmeler sağlandı.

2016 yılının son döneminde sağlanan bu teşvik ve destek programları olumlu yansımalarını göstermeye başladı. 2017 yılına yüksek bir artış oranıyla başladık. Öyle ki, yılın ilk üç ayındaki ihracat artışımız yüzde 10 oldu. Atılım yılı ilan ettiğimiz 2017 yılında dünya ekonomisindeki toparlanmanın yanı sıra Hükümetimizin ihracatçılara verdiği desteklerin etkisiyle ihracatımız yükselişe geçti.

Zira, Türkiye'nin gün yüzüne çıkarılmayı bekleyen devasa bir potansiyeli söz konusu. Türkiye, GSYİH sıralamasında, 2016 yılında dünyada 17. büyük ekonomi konumuna ulaştı. Yine, 2002 yılında 36 milyar dolar olarak gerçekleşen ihracatımız, 2016 yılı sonunda 143 milyar dolara yükseldi.

Dünyayı köşe bucak gezen işin sahasında olan kişiler olarak bu müstesna toprakların potansiyelinin ve bereketinin bilincindeyiz. İşte bu nedenle, ihracatta atılım yılı ilan ettiğimiz 2017 yılı için Türkiye'nin her alanda büyük sıçramalar yaşayacağı bir yıl olacak dedik. Şimdi ise, “ekonomi” başlığının ülke ajandasının ilk satırına yazılması ile, Türkiye İhracatçılar Meclisi olarak tayin ettiğimiz 2023 hedeflerimize daha hızlı ve emin adımlarla ulaşacağımıza inanıyoruz. 

Bu sayfa 1 Mayıs 2017 Pazartesi tarihinde yayınlanmıştır.
PAYLAŞ