Döviz kuru artışları dış ticareti nasıl etkiliyor ?

Türk Lirası 2013 yılından bu yana değer kaybı içinde bulunmaktadır. 2013 ve 2014 yılı sonlarında 2,57 ve 2,58 seviyelerinde olan Türk Lirası sepet kur (0,50 Dolar + 0,50 Euro) 2017 yılı Kasım ayı başında 4,20 seviyesine kadar yükselmiştir. Türkiye ile benzer ülkelerin para birimleri içinde bu kadar yüksek değer kaybına uğrayan iki ülke Rusya ile Brezilya'dır. Rus Rublesi Batı yaptırımları nedeniyle, Brezilya Real'i ise siyasi istikrarsızlık nedeniyle aynı dönemde değer kaybetmiştir. Ancak TL'deki değer kaybı Ruble ve Real'in değer kayıplarının üzerindedir.            

Döviz kurları seviyesi ve değişiklikleri ile ihracat ve ithalatın gelişmesi arasında teorik olarak yakın bir ilişki bulunmaktadır. Bununla birlikte Türkiye'de yapılan çalışmalar göstermektedir ki, döviz kurları ihracat ve ithalat üzerinde en çok etkili olan beş unsur içinde dördüncü sırada yer almaktadır. İhracattaki artışın ana belirleyicisi, dış talepteki artıştır. İkinci unsur işgücü maliyetleri seviyesidir. Üçüncüsü iç talep seviyesindeki değişikliklerdir. Döviz kurları bu üç unsurun ardından sıralanmaktadır. Beşinci unsur ise firma büyüme tercihleridir. İhracat teşvikleri ise ilk beş içinde yoktur ve ihracat yapmayan firmaları ihracata özendirmemektedir. İhracat teşvikleri daha çok zaten ihracat yapan firmaları desteklemektedir.                  

Döviz kurlarının ihracat üzerindeki etkisini değerlendirmek için bir başka önemli gösterge sepet kurdaki değişimler ile Türkiye'nin dünya ihracatı içinden aldığı pay arasındaki ilişkidir. 2011 ve 2012 yıllarında bu iki gösterge arasında anlamlı bir ilişki yoktur. Ancak 2013 yılından itibaren son beş yıldır sepet kurdaki artış ile Türkiye'nin dünya ihracatından aldığı pay arasında yakın bir ilişki oluşmaya başlamıştır. Sepet kurdaki hızlı artışa paralel olarak Türkiye'nin dünya ihracatı içindeki payı da 2013 yılında yüzde 0,83 iken kademeli artmakta olup 2017 yılında 0,91'e yükselmektedir.            

Döviz kurlarındaki artışın ithalatı yavaşlatma etkisi ise ihracatı artırma etkisinden daha yüksektir. 2013-2016 döneminde döviz kurlarındaki artış ile birlikte Türkiye'nin dış ticaret açığı da mutlak olarak 43,6 milyar dolar gerilemiş ve 2016 yılında 56,0 milyar dolara kadar inmiştir. Hızlı kur artışlarının yaşandığı 2013-2016 arasında ihracat 9,4 milyar düşmüş, ithalat ise 53,0 milyar dolar azalmıştır. Dış ticaretteki iyileşmeyi ithalattaki düşüş sağlamıştır. 2017 yılında ise döviz kuru artışları hızlanmışken bu kez de hem ihracat hem de ithalat birlikte artmaktadır. Ancak ithalat daha hızlı artmaktadır ve dış ticaret açığı yükselmektedir.

Döviz kurlarındaki artış ile birlikte teorik olarak Türk sanayi ürünlerinin ihracatta rekabet gücünün artacağı beklenmektedir. Bu teori genellikle gerçekleşmektedir. Ancak ihracatçılar döviz kuru artışları döneminde çoğunlukla döviz cinsinden fiyatlarını aşağı çekerek rekabet güçlerini artırmayı tercih etmektedirler. Ayrıca alıcılar da TL'deki değer kayıpları dönemlerinde fiyat indirimleri talep etmektedirler. Bu nedenle döviz kurlarının arttığı dönemlerde Türkiye'nin sanayi ürünleri ihraç birim fiyatları gerilemektedir. Bu da toplam ihracattaki artışı sınırlamaktadır.

Döviz kuru artışları ihracatta tek başına etkili olmamaktadır. Bu nedenle ihracatçılara sürekli artan döviz kurları değil istikrarlı kur ve iş ortamı gerekmektedir.        

Döviz kurlarındaki artış ile birlikte teorik olarak Türk sanayi ürünlerinin ihracatta rekabet gücünün artacağı beklenmektedir. Bu teori genellikle gerçekleşiyor. Ancak ihracatçılar döviz kuru artışları döneminde çoğunlukla döviz cinsinden fiyatlarını aşağı çekerek rekabet güçlerini artırmayı tercih ediyorlar.

Bu sayfa 1 Aralık 2017 Cuma tarihinde yayınlanmıştır.
PAYLAŞ