“Firmalarımız 2014'te artan dış taleple ihracata ağırlık vermeye odaklanıyorlar”

TİM'in her çeyrek düzenlediği İhracatçı Eğilim Araştırması'nın 2013 - 4. Çeyrek bulgu ve değerlendirmeleri açıklandı. TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi 2014'ün 1. Çeyreği itibariyle ihracatçıların Türkiye, Dünya ve AB ekonomisine yönelik beklentilerinin önceki dönemlere kıyasla belirgin bir şekilde pozitife kaydığını ve ihracatçıların yeni ekonomi dinamiklerinde daha fazla ihracat cirosuna odaklanacaklarını belirtti. Büyükekşi ayrıca ihracatçı firmaların ek istihdam yaratma ve yatırımlarını genişletmeye yönelik istekliliğinin de devam ettiğini vurguladı. TİM Başkanı Büyükekşi, ihracatçı eğilim anketi neticesindeki detaylı bulguları da TİM'de düzenlenen basın toplantısında açıkladı.

TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, araştırma sonuçlarını şöyle değerlendirdi:

"Yılın 4. çeyreğinde, bir önceki çeyreğe paralel biçimde ihracatçı firmaların diğer çeyreklere kıyasla üzerinde durdukları en önemli gerçekleşme girdi maliyetlerindeki artıştır. Bu dönem içerisinde TL'nin değer kaybından girdi maliyetlerinin artışı olarak etkilendiklerini belirten ihracatçıların oranı %69 olarak göz çarpıyor. Benzer trend, hammadde girdi maliyetlerinde de görülmektedir. İhracatçıların %42,5'i hammadde birim ithalat fiyatı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yükseldiğini belirtiyor. Bahsekonu çeyrekte firmaların %42.7'si üretim, %46.2'si ise ihracatlarında geçen yılın aynı dönemine artış olacağını belirtmişlerdir. Yılın ilk çeyreği için de (önceki yılın aynı dönemiyle karşılaştırıldığında) üretim ve ihracatının artacağını ya da aynı kalacağını öngören ihracatçıların oranı sırasıyla %70.1 ve %77.6'dır. Bu çeyrekte ihracattaki artış beklentisinin güçlendiğini görüyoruz.

Araştırmaya katılan firmaların %65,1'i üretimlerinde kullandıkları hammaddelerin orijinlerinin yurtiçi olduğunu belirtmektedir. Yurtiçi hammadde kullanımın bir önceki çeyrekteki orana yakın bir seviyede kalması ve önceki çeyreklere göre artış göstermesi olumlu bir gelişme olarak dikkat çekiyor. Kimyevi maddeler ve mamulleri, otomotive, demir-çelik ve demirdışı metaller sektörlerinde yurtdışı hammadde tedariğine olan ihtiyaç belirgin bir şekilde devam ediyor. Bu da ihracatın ithalatı dengelemesi amacıyla orta ve uzun vadeli planlar için önlem alınması gereken bir unsur olarak öne çıkıyor.

Yılın 4. çeyreğinde yeni pazarlara girebildiklerini belirten firmaların oranı 16 çeyrek sonra tekrar %40'a ulaşmıştır. İhracatçılarımızın yeni ekonomik konjönktürde pazar çeşitlendirmesine ağırlık verdiği görülmektedir. Bu dönemde de Rusya en yüksek oranda hedef pazar olarak öne çıkmaktadır. Hedeflenen pazarlarda A.B.D. ve Çin sırasıyla ikinci ve üçüncü sıradaki yerlerini korumuştur. Bu çeyrekte Almanya 4. sırayı alarak tekrar öne çıkmıştır, mevcut ihracat rakamları da ihracatçımızın Almanya pazarına yeni bir solukla tekrar odaklandığını destekler niteliktedir, zira yılın ilk 45 gününde ana ihraç pazarımız Almanya'ya ihracat %12.2 artmıştır. Bu çeyrekte 5. sıraya Irak pazarı yerine Afrika pazarının yerleşmesi bilhassa son dönemdeki jeopolitik gelişmeler sonrası ihracatçıların pazar çeşitlendirme gayretlerini destekliyor.

Yılın 4. çeyreğinde mevcut pazarlarda yeni müşterilerden sipariş aldıklarını belirten ihracatçıların oranı %54,4'tür. Bu bulgu, ilk ve ikinci 500 listesindeki firmalar nezdinde farklılık göstermemektedir. Bu dönemde artan oranıyla rekabetçi fiyat sunamama (%57,4) ve azalan oranıyla hedef ülkelerdeki ekonomik sıkıntılar (%45,8) en sık karşılaşılan pazarlama sorunları olarak göze çarpıyor.

2013 Ekim-Aralık döneminde dış finansman talebinde bulunan firmaların oranı 2013'ün geneline paralel seviyede %41,2 olarak gerçekleşmiştir. Firmaların %41,6'sı 2014 1.Çeyrekte de dış finansman taleplerinin olacağını belirtiyorlar. Kullanılan dış finansman kaynaklarında Eximbank'ın payının tekrar artış trendine geçmesi, geliştirilen hizmetlerden ve oluşturulan kaynaklardan ihracatçının daha yüksek yüzdede faydalandığını gösteriyor.

İhracatçı firmaların %45,4'ü döviz risklerinden korunmak için herhangi bir araç kullanmadıklarını belirtmektedir. Aynı oran, ikinci 500 ihracatçı nezdinde %45,9'a, diğer firmalar arasında ise %53,2'ye yükselmektedir. Öte yandan, döviz riskinden korunmak için döviz kredisi kullanan firmaların oranı br önceki çeyrekteki oran olan %37,2'den %29.8'e gerilemiştir, ‘forward' yaptığını belirten firmaların oranı ise %30,4'tür. İlk 500 firmalarında ‘forward' aracını tercih etme eğiliminin (%38,6), diğer ihracatçılara oranla yüksek olduğu görülüyor.

Döviz kuru riskine karşı herhangi bir araç kullanmama nedenleri arasında, döviz kurlarında artış beklentisi (%30,8), ithalatlarının da bulunması ise (%21,6) ilk iki sırada beyan edilen unsurlardır. Araçlar hakkında bilgilerinin olmadığını belirten firmaların oranı ise %17,6 olarak tespit edildi. Bu oran bize gösteriyor ki, döviz riskinden korunma işlemlerine yönelik farkındalığın arttırılmasına yönelik eğitim ve bilgilendirme faaliyetleri artırmak gerekiyor.

2013 yılı 4. çeyrekte sektörde ortalama çalışan sayısı firma başına ortalama çalışan sayısı 177 olarak hesaplanmıştır. Bu dönemde ikinci 500'de yer alan firmalarda mavi yakalıların sayısı 119'dan 134'e yükselmiştir. Firmalarımız 1. çeyrekte ortalama %0.6 istihdam artışı öngörüyorlar, bu da yaptığımız hesaplamalara göre ihracatçı firmaların 1. çeyrekte tahmini olarak 67.000 ek istihdam yaratacağını belirtiyor. Firmalarımızın 2014 yılının tamamına dair öngörüleri dikkate alındığında, yılsonuna kadar 470.000 ek istihdam yaratılması öngörülüyor. Firmaların sene sonuna dair istihdam artış beklentilerinin, ekonomik büyüme beklentisine paralel şekilde bir önceki yıla göre %4.2 olduğunu gözlemlemek bize ümit veriyor.

4. çeyrekte ihracatçı firmalarımızın %50'den fazlası yurtiçinde yeni yatırım yaptıklarını belirtiyorlar. Yeni yatırımlar içerisinde %37,2 ile payı artan yeni modernizasyon yatırımları birinci olurken, bu yatırımları %27 ile kapasite artırımı ve %21,8 ile Ar-Ge inovasyon yatırımları takp ediyor. Yurtiçi ve yurtdışı Ar-Ge / İnovasyon yatırımlarının payındaki belirgin artış olumlu bir gelişme olarak göze çarpıyor.

Bu dönemde firmalar piyasa beklentilerini revize etmişlerdir. Yıl sonu Dolar kur tahmini 2,32'ye; EURO / TL kur tahmini ise 3,16'ya yükselmiştir. 2014 Ocak-Mart dönemi için kur tahminleri dolarda 2.24, Euro'da 3.05 seviyeleri olarak ortaya çıkıyor. Enflasyon tahmini son gelişmeler ışığında %9,04'e yükselirken, 2014 1. çeyrek büyüme beklentisi %2,9 olarak öne çıkmaktadır. İhracatçılarımızın 2014 yılının geneline dair büyüme beklentilerinde OVP ve Bütçe hedeflerine paralellik sözkonusu olup, büyüme beklentisi %4.2 dir. İhracatçılarımız 2013 yılının son günlerinde TİM olarak yaptığımız değerlendirme çalışmalarında öne çıkan beklentilerini, bu anketimizde de rekabetçi ideal kur seviyeleri olarak Dolar kurunda 2,06, Euro'da ise 2,80 seviyeleride muhafaza etmişlerdir. Bu da ihracatçımızın kurda öngörülebilirliğe verdiği önemi tekrar vurgular niteliktedir.

2014 yılında önceki senelerle karşılaştırıldığında sene sonu Dünya ve bilhassa AB ülkelerinde ekonomik gidişatın daha olumlu olacağını öngören ihracatçıların oranının negatif öngörüde bulunan ihracatçıların oranından yaklaşık 16 çeyrek sonra fazla gerçekleştiğini ve beklenti dengesinin pozitife döndüğünü görüyoruz. Bu neticeler, 2014 itibariyle ihracatçıların dış talebe odaklanarak, ihracat gelirlerini artırma beklentisinde olduğunu gözler önüne seriyor.

Bu bölümde son olarak ihracatçılardan önemli sorunlarını dile getirmeleri istenmiştir. İhracatçıların en önemli sorununun enerji maliyetleri (%51,4) olduğu görülmektedir. Diğer sorunlar sırasıyla, artan oranlarıyla döviz kurları (%49,0), hammadde ve aramal fiyatları (%43,), finansman maliyetleri (%42,2) ve vergi maliyetleri (%37,8) olarak belirginleşmektedir. Önceki dönemlerle kıyaslandığında enerji maliyetleri, hammadde ve aramal fiyatları ile lojistik maliyetleri öncelikli sorunlar listesinde ağırlığını koruyor. Artan döviz kurları ise hammadde ve aramal tedariğini zorlaştırması açısından öne çıkıyor.

Yurtdışı nakliyat işlemlerinde kullanılan taşımacılık yöntemleri incelendiğinde, ihracatçılarımızın %83 gibi önemli bir çoğunlukta karayolunu tercih ettiği, bunun da %74 ile deniz taşımacılığı ve %38 ile hava taşımacılığı tarafından takip edildiği gözlemleniyor. İhracatçılarımız nakliye firması seçiminde güvenilirliğe azami öne veriyorlar (%72.8) ve düşük navlun bedeli ile hizmet sunulma hızını da gözetiyorlar. Bu noktada ihracatçı firmaların nakliye firmalarından temel beklentileri daha uzmanlaşmış taşıma hizmetleri ile firmaların yönlendirici olmasıdır. Yurtdışı nakliyat işlemlerinde ihracatçılarımızın ana problemi, son dönemde sınır kapılarındaki engellemeleri vurgular nitelikte ağırlıklı olarak (%54,2 oranla) sınır kapılarında yaşanan uzun beklemeler sonuc teslimatta yaşanan gecikmeler olarak öne çıkıyor.

İhracatçı eğilim anketi neticeleri, ihracatçılarımızın 1.çeyrekte hammadde girdi tedariğine dikkat etmeleri paralelinde stokları eriterek, senenin tamamında iyileşen Dünya ve AB ekonomileri beklentileri ile dış pazarlardaki talebe odaklanacağını göstermektedir. Bu veriler ışığında Türkiye'nin, 2014 yılında ihracat daha fazla ağırlık vererek OVP hedefi olan 166.5 milyar dolarlık ihracatı yakalayacağına dair inancımız artıyor. Dünya ekonomisi ve EURO bölgesindeki kademeli toplarlanmanın güçlendiği ve beklentilerin olumlu olduğu bu günlerde pozitif beklentilerin, Türkiye'nin 2023 hedeflerine ulaşmada hızlandırıcı etki yapmasını ümit ediyoruz.”

 

TİM İHRACATÇI EĞİLİM ANKETİ GEÇMİŞ DÖNEM SONUÇLARI İÇİN TIKLAYINIZ

 

PAYLAŞ