İhracat Şubat Ayında da Artmaya Devam Etti: 12 milyar dolar

Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi'nin Denizli'de açıkladığı ihracat verilerine göre Türkiye'nin Şubat ayında ihracatı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 4,3 artışla 12 milyar 93 milyon dolar oldu. İlk 2 aylık ihracatımız yüzde 6,5 artarak 24 milyar 565 milyon dolar olarak gerçekleşti. Birlik kaydından muaf ihraç kalemleri hariç, net mal ihracatının ilk 2 aydaki kümüle artış performansı yüzde 6,8 oldu. Son 12 aylık dönemdeki ihracat ise yüzde 0,6 gerileyerek 152 milyar 509 milyon dolara indi.

 

2014 Şubat ayı mal ihracatı verileri ve gelişimine dair Basın Toplantısı 1 Mart 2014 Cumartesi günü Denizli'de gerçekleştirildi. Basın toplantısına Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Denizli Valisi Abdülkadir Demir, Denizli Belediye Başkanı ve TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi ile Pamukkale Üniversitesi Rektörü ve ilin önde gelen ihracatçı ve işadamları katıldılar.

Şubat ayında en fazla ihracatı, 1 milyar 836 milyon dolar ile otomotiv sektörü yaparken, hazırgiyim ve konfeksiyon sektörü 1 milyar 489 milyon dolar ihracat ile ikinci sırada, kimyevi maddeler sektörü ise 1 milyar 449 milyon dolar ihracat ile üçüncü sırada yer aldı.

Şubat ayında en fazla ihracat artışını yüzde 37,1 ile fındık sektörü, yüzde 25 ile su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü ve yüzde 19,7 ile meyve sebze mamulleri sektörü yakaladı.

Şubat ayında en fazla ihracat yapılan 3 ülke sırasıyla Almanya, Irak ve İngiltere oldu. Almanya'ya ihracatımız geçen yılın aynı ayına göre yüzde 7 artarken, Irak'a ihracatımız yüzde 19, İngiltere'ye ihracatımız yüzde 7 artış gösterdi.

 

Şubat ayında ihracatımızın önemli oranda arttığı ülkeler arasında yüzde 235 artış ile Etiyopya, yüzde 188 artış ile Hırvatistan, yüzde 97 artış ile Fas, yüzde 90 artış ile Birleşik Arap Emirlikleri, yüzde 86 artış ile Şili, yüzde 81 artış ile Suriye ve yüzde 70 artış ile Nijerya yer aldı.

 

Şubat ayında AB'ye ihracatımız yüzde 8 artarak 5,4 milyar dolara, Ortadoğu'ya ihracatımız yüzde 19 artarak 2,3 milyar dolara yükseldi. Afrika ve Kuzey Amerika ülkelerine ihracatımız yüzde 5 artış gösterdi.

 

En fazla ihracat yapan ilk 10 ilimiz arasında ihracat artışında lider ilimiz Sakarya oldu. Sakarya'nın ihracatı Şubat ayında yüzde 83 arttı. Sakarya'yı yüzde 14 ihracat artışıyla Gaziantep ve yüzde 8 ihracat artışıyla İstanbul takip etti.

Büyükekşi, İhracatçıları Dünyadaki Risklere Karşı Uyardı

 

Konuşmasında dünya ekonomisindeki gelişmeleri değerlendiren Büyükekşi, ihracatçıları riskler konusunda uyarırken, şunları söyledi:

 

"Dünya ekonomisine baktığımızda, bu yılki gidişatı şekillendirecek önemli unsurlardan biri daha önceki açıklamalarımızda da vurguladığımız gibi ABD Merkez Bankası FED'in parasal genişlemeden çıkışı.

 

Gelişen ülkelerde ortaya çıkan sıkıntılara rağmen, ABD'deki ekonomik veriler iyi gelmeye devam ettikçe FED parasal genişlemeden çıkış takvimini sürdürecek. Muhtemelen Mart-Nisan-Haziran ve Eylül aylarındaki toplantılarda da genişlemeyi kademeli olarak azaltacak. ABD'deki Ocak ayı konut satışları oldukça düşük çıktı, bu ve benzeri gelişmeler neticesinde, FED'in politikalarında bir değişiklik öngörülmüyor, ancak olası oynaklıklara karşı ihtiyatlı olmak gerekiyor. Zira Ukrayna'da son günlerdeki kritik gelişmeler de yakın coğrafyadaki dinamikleri olumsuz etkileyebilir.

 

Firmalarımızın bütün bu riskleri gözeterek, kısa vadeli nakit akışı yönetimlerine ve kaynak kullanımlarına azami şekilde dikkat etmesi önem taşıyor. FED'in politikalarından dolayı finansal piyasalarda önemli çalkantılar yaşandı. Yaşanmaya da devam ediyor. "

 

Dünyadaki Pozitif İklimi Avantaja Çevirelim

Dünya ekonomisinde pozitif gelişmeler de yaşandığını kaydeden Büyükekşi, Türkiye'nin bu olumlu iklimi değerlendirmesi gerektiğini vurgulayarak özetle şu bilgileri verdi:

"Dünya ekonomisi ve küresel talep bir normalleşme sürecine içerisine girdi. Özellikle gelişmiş ülkelerde büyüme beklentileri artıyor. Gelişmiş ülkelerdeki büyüme eğilimi Dünya genelindeki talebi de destekliyor. Avrupa Birliği ve Euro Bölgesi de 2013 yılının son çeyreğinde büyümesini sürdürdü.

 

Sydney'de geçtiğimiz hafta sona eren G-20 Maliye Bakanları ve Merkez Bankaları toplantısında, Dünyanın en büyük 20 ekonomisinin beş yıl içinde, 2 trilyon dolarlık üretim artışı ve 10 milyonlarca yeni istihdam oluşturma hedefi benimsedikleri açıklandı. G-20 ülkeleri 2014-2018 döneminde büyüme temposunu 2 puan artırmayı hedefliyor. Genel olarak olumlu bir hava hakim. Bu yıl hem gelişmiş ülkeleri hem gelişmekte olan ülkeleri bekleyen güzel bir büyüme ve ticaret iklimi var. Avrupa'da büyüme beklentileri pozitif. AB, 3 çeyrektir bir önceki çeyrek döneme göre büyüyor. Bunun paralelinde AB üyeliği ve uyum sürecinde olumlu bir hava yakaladık. Kıbrıs konusundaki gelişmeleri de olumlu görüyoruz. Dolayısıyla Dünyadaki bu ekonomik gelişmelerden, maksimum derecede istifade edebilmemiz büyük önem taşıyor.

 

Türkiye'nin Gündemi Ekonomiden Kopmamalı, Fırsatları Değerlendirmenin Tam Zamanı

 

Türkiye gündemindeki sıcak gelişmelere değinen TİM Başkanı Büyükekşi konuşmasında, ülke gündeminin kısır siyasi çekişlemelerden ekonomiye doğru yönlenmesi gerektiğini ifade ederek şunları söyledi:

 

Dünya ekonomisinden olumlu sinyaller alırken, Dünya ticaretinde yeni bir baharın rüzgarları eserken, Türkiye gündeminin ekonomiden kopup, Kısır siyasi çekişmelere odaklanması hepimizin huzurunu kaçırıyor. Çekişmelerin etik kuralları hiçe sayarak yıkıcı bir boyuta taşınmaması gerekiyor.

 

Türkiye'nin 12 yıl gibi kısa bir sürede, hem ekonomide, hem dış politikada, hem demokraside, iletişimde, ulaşım ve sağlıkta kat ettiği yol dünya ülkeleri tarafından övgüyle anılırken, siyasi tartışmaların bu kazanımları geriye götürmesine sebep olmamak gerekiyor.

 

Hele hele çözüm süreci gibi, sonuca ulaştığında ülkemize çağ atlatacak çok önemli bir proje devam ederken, negatif gündem oluşturmamak gerekiyor. Biz Türkiye'deki gündemin ekonomiden kaymamasını, Dünya'daki toparlanmayı algılamasını istiyoruz. Gündemin ekonomiden sapması iş dünyası ve sivil toplumun temsilcileri olan bizleri son derece rahatsız ediyor.

 

Şu hususu bir kez daha hatırlamak istiyoruz: Hepimiz aynı gemideyiz. "Bu ülke hepimizin". Yaşanan çekişmelerden iktisadi performans zarar görür. Bu çekişmelerden kaybeden sadece siyasiler, iş adamları değil, kaybeden Türkiye olur, kaybeden biz oluruz. Çünkü bakıyoruz yurtdışında güneşli günler var. Çok büyük fırsatlar var. Bizim bunu ıskalamamamız gerekiyor. Bundan faydalanmamız gerekiyor.

 

Şu hususu bir kez daha hatırlamak istiyoruz: Hepimiz aynı gemideyiz. "Bu ülke hepimizin". Yaşanan çekişmelerden iktisadi performans zarar görür. Bu çekişmelerden kaybeden sadece siyasiler, iş adamları değil, kaybeden Türkiye olur, kaybeden biz oluruz. Çünkü bakıyoruz yurtdışında güneşli günler var. Çok büyük fırsatlar var. Bizim bunu ıskalamamamız gerekiyor. Bundan faydalanmamız gerekiyor.

Türkiye'de yaşanan gelişmeleri kısa bir hikâye ile paylaşan TİM Başkanı konuşmasında şu sözlere yer verdi:

"Yolun kenarında yaşayan ve simit satan bir adam vardı. Bu adam zor işitiyordu, bu yüzden radyosu yoktu.  Gözleri bozuktu, bu yüzden gazete okumazdı. Ama taze simitler satardı.

Yolun kenarında durup bağırırdı: Bir simit alır mısınız? Ve insanlar onun simitlerini alırdı. Ticaretini yürütmek için daha büyük bir fırın aldı. Bir yaz tatilinde üniversitedeki oğlu ona yardıma geldi. Ertesi gün oğlu şöyle dedi: "Baba radyoyu dinlemiyor musun? Gazeteleri okumuyor musun?  Ekonomi iyi gitmiyor, ve bizim ülkenin durumu kötü.”

Bunun üzerine adam düşündü. "Eh oğlum üniversiteye gidiyor, gazeteleri okuyor,  radyoyu dinliyor, haklı olmalı. Adam böylece aldığı unun ve siparişlerin miktarını azalttı. Tabelaları indirdi. Simitleri satmak için yolun kenarında durmaktan vazgeçti. Satışları da bir günde düştü ve sonunda "Haklısın oğlum” dedi, "işler iyiye gitmiyor.”

Hikayenin bize önemli dersler verdiğini söyleyen TİM Başkanı Büyükekşi, "Kendi kendimize negatif algı yaratmamalıyız. Artık kısır çekişmeler yerine,  üretimi, istihdamı, yatırımı ve ihracatı öne çıkaracak gündeme ve projeler üzerinde odaklanalım. Yakaladığımız ekonomik istikrarın devamı, güven ortamının sürmesi bizim en büyük temennimiz. Devir daha fazla demokrasi ve dayanışma devridir. Bunlarla birlikte ekonomik bağımsızlığımızı artırma ve bizi 2023 hedeflerine götürecek yeni modele odaklanma devridir.” Dedi.

Büyüme ve Dış Ticaret Hedeflerine Ulaşmak İçin İstasyona Gelen Treni Kaçırmayalım

TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, büyüme ve dış ticaret hedeflerine ulaşmak için istasyona gelen trenin kaçırılmaması gerektiğini vurgu yaparak sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Bu yıl yüzde 4 büyüme hedefimiz var.166,5 milyar dolar ihracat hedefimiz var. Döviz kurlarındaki artışı neticesinde ve altın ithalatının da azalması beklentisiyle cari açıkta 55 milyar dolar hedefine ulaşılabilir. 2014'te döviz kurlarının ulaştığı seviye de ihracatı destekleyecek bir seviyedir.

Bu olumlu koşulları lehimize çevirmek için siyasi istikrar ve güven ortamını korumalı, ihracata yönelik destekleri çeşitlendirmeli ve artırmalıyız. Büyüme ve dış ticaret hedeflerine ulaşmak için istasyona gelen treni, 2014'te kaçırmayalım.

Nitekim ihracatçılarımızda sene başında yaptığımız 2013 4. Çeyrek eğilim anketinde bu beklentiyi açıkça dile getiriyorlar. Yeni pazarlara ciddi bir atılım yapıyorlar. Yılın 4. çeyreğinde yeni pazarlara girebildiklerini belirten firmaların oranı 16 çeyrek sonra tekrar %40'a ulaştı. İhracatçılarımız atılım yapmaya başladılar. İhracatçılarımızın 2014'e ilişkin büyüme beklentisi %4.2 olarak şekillendi ve istikrar ve öngörülebilirlik vurgusu da devam etti.

İhracatçılarımız 2013 yılının son günlerinde TİM olarak yaptığımız değerlendirme çalışmalarında öne çıkan beklentilerini ve kur seviyelerini, aynı şekilde son anketimizde de rekabetçi ideal kur seviyeleri olarak Dolar kurunda 2,06, Euro'da ise 2,80 şeklinde muhafaza etmişlerdir. Bu da ihracatçımızın kurda öngörülebilirliğe verdiği önemi tekrar vurgular niteliktedir.

Bu yıl büyüme için tek kaynak ihracat olarak görülüyor. Firmalarımızı da bu gerçeğin farkında olarak ihracata yönelmelerini tavsiye ediyoruz. Bizler ihracatçılar olarak, uzun vadeli hedeflere ve bu hedeflere yönelik çalışmalara devam ediyoruz. Bu doğrultuda, 58 bin ihracatçı firmayı temsil eden TİM olarak üzerimize düşen görevi aksatmadan sürdürüyoruz. Türkiye ekonomisinin hedeflerine ihracat ile varacağına inanıyoruz. "

TİM, İnovasyonda öncülük görevini İnovalig ile pekiştirecek

TİM olarak markalaşmadan tasarıma, inovasyondan Ar-Ge'ye, Türkiye'yi yeni çağa adapte edebilmek, Türkiye'yi yeni çağın öncü ülkelerinden yapabilmek için gece gündüz çalıştıklarını ifade eden TİM Başkanı konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

"Tüm birliklerimiz ile birlikte hayata geçirdiğimiz tasarım yarışmaları bu sene de devam ediyor. 2014 yılında da pek çok sektörümüzde tasarım yarışmaları ve AR-GE proje pazarları düzenlemeye devam edeceğiz.  Firmalarımızı markalaşmasını hızlandıran Turquality programımız, Ekonomi Bakanlığımızın desteğinde hız kesmeden yoluna devam ediyor. Bunun yanı sıra Türkiye Markası çalışmalarımızı da sürdürüyoruz. İnovasyon konusu ise bizim en fazla önem verdiğimiz konuların başında geliyor.

Bu amaçla Türkiye'nin geleceği açısından çok kritik olduğuna inandığımız bir projenin startını haftanın başında verdik.  Geçtiğimiz Salı günü, Türkiye'nin ilk "inovasyon geliştirme programı İnova-lig projemizin"  basın lansmanını AT Kearney firması ile birlikte yaptık.

3 yılda tüm Türkiye'de yaygınlaşmasını hedeflediğimiz İnovalig projemiz ile inovasyona değer veren şirketlerimizi yarıştıracağız. Bu proje ile Türkiye'nin yüksek yaratıcılık potansiyelini, doğru inovasyon yönetimi yetkinlikleri ile katma-değere dönüştürmek istiyoruz. Bu girişim, şirketlerimizin organizasyonlarına inovasyon kültürünü aşılamaları için çok çok önemli bir fırsat.  Dolayısıyla hem şirketlerimiz hem de ülkemiz açısından açığa çıkarılmayı bekleyen büyük bir fırsat var. Yıllardan beri beklediğimiz an geldi. 2023 hedeflerine açısından çok önemli bir imkânlar var. Bu projenin Türkiye'nin yeni bir inovasyon stratejisine temel olacağına inanıyoruz.”

Bu sayfa 1 Mart 2014 Cumartesi tarihinde yayınlanmıştır.
PAYLAŞ