TİM Başkanlar Kurulu, Dışişleri Bakanı Davutoğlu'nu ağırladı

TİM Başkanlar Kurulu Davutoğlu'nu ağırladı
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Genişletilmiş Başkanlar Kurulu bu kez Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nu ağırladı. İhracatçılar Bakan Davutoğlu'na uluslar arası pazarlarda yaşadıkları sıkıntıları iletirken, Davutoğlu da Türkiye'nin dış politikada son dönem perspektifini aktardı.
Toplantının açılışında konuşan TİM Başkanı Büyükekşi, ticaret ve diplomasi birbirini çok etkileyen iki alan olduğunu,  Türkiye'nin dış politikasının kaptanını TİM'de ağırlayıp bir durum fotoğrafı sunmak istediklerini belirterek,   "Sizin de başından itibaren içinde olduğunuz bir başarı hikayesi yaşadık. Türkiye son 10 yıl içerisinde önemli bir ekonomi başarısı yakaladı. Pazar çeşitlendirme stratejilerimiz sayesinde adım atılmadık, mal satmadık ülke bırakmadık. Bu başarı şüphesiz sadece ekonomik dinamiklerle açıklanamaz. Türkiye'nin dış politikadaki tercihleri ve adımları da bu başarıyı getirdi. Bu vizyon değişikliğinden dolayı  Dışişleri Bakanımız Sayın Ahmet Davutoğlu nezdinde tüm Dışişleri Bakanlığı'na da teşekkür etmek istiyoruz. " dedi.
Büyükekşi, devam eden AB sürecine ihracatçıların bundan sonra da destek vermeye devam edeceğinin altını çizerek vize muafiyeti için resmen başlayan diyalog sürecinden büyük memnuniyet duyduklarını ifade etti. Büyükekşi şunları söyledi: 


Çünkü ihracatçılarımızın AB ülkeleri ile ilgili bize en çok ilettiği sorun vize konusu.  Vizeler ticaretimizin önündeki en büyük engel. Mallar serbest gidiyor ama malları üretenler ve montajını yapacaklar gidemiyorlar. Oysaki Türkiye'nin AB ile son derece büyük bir dış ticaret hacmi var.  Biz, vizenin Türk girişimcisine karşı kullanılan bir tarife dışı engel olduğuna inanıyoruz. Örnek olarak Rusya ile 2010 yılında vize muafiyeti antlaşması yaptık. 2010 yılında Rusya'ya ihracatımız 4,6 milyar dolar iken, 2011 yılında yüzde 29 artışla 5,9 milyar dolara yükseldi. 2012 sonunda 6,6 milyar dolara ulaştı. Bu yılın sonunda da 7 milyar doları geçmiş olacak.  
Biz TİM olarak; Türkiye'yi merkeze alan, Türkiye'nin uzun vadeli çıkarlarını önceleyen, Gelişen sanayimizin enerji ihtiyaçlarını gözeten, Batı ittifakından kopmayan ama kendi oyun alanını da inşa eden,  ve prensipler üzerine kurulan edilen dış politikayı destekliyoruz. Bu politikanın arkasındayız.  Şimdilerde kimsenin sahip çıkmak istemediği "komşularla sıfır sorun” politikası sayesinde,  2008 krizi nedeniyle Avrupa pazarındaki ticaret durağanlığını Ortadoğu pazarları ile atlattık. Türkiye, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da dış politika konusunda gösterdiği başarıyı, dış ticaretinde de göstermeye devam edecektir. "


Dışişleri Bakanı Davutoğlu ise Türkiye'nin, coğrafyası ve tarihi itibarıyla uluslararası ekonomi politikteki her gelişimi derinden hissedebilecek bir yerde bulunduğunu ve bu alandaki her gelişimi yönlendirebilecek imkanlara sahip olduğunu dile getirdi.
İş adamlarının, entellektüellerin, nereden nereye gelindiğinin anlaşılması için son 10 yıla derinlikli bakması gerektiğini vurgulayan Davutoğlu, "Yüzeysel olarak bugün karşı karşıya kaldığımız sorunların resmini çekip süreci anlayamazsak, her gün karamsar bir tablo çizmek çok kolay. Nereden nereye geldiğimizi, nereye doğru bir ok gibi yürümekte olduğumuzu anlayabilirsek, o küçük konjonktürel günlük krizlerle çok daha kolay mücadele ederiz" ifadelerini kullandı.  Davutoğlu, hiçbir krizden korkulmaması gerektiğinin altını çizerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:


"Krizi doğru okuyorsanız, bir sonraki dönemde mutlaka sizi haklı çıkaracak gelişmeleri yönetebilirsiniz. Ama krizi doğru okumuyorsanız, hatta istikrarlı dönemlerde istikrarı dahi doğru okuyamazsanız, bir müddet sonra sonraki aşamadaki dinamik faktörleri değerlendiremeyebilirsiniz. Türkiye'nin 10 yıl içinde sağladığı başarının ana sütunları nedir? Üç tane ana sütun vardır; demokrasi, dinamik bir ekonomi, etkin bir dış politika. Bu üçü birbiriyle paralel, iç içe geçmiş ve birbirini destekleyen sac ayaklarıdır. Birini çektiğinizde diğerinin durması mümkün değildir ama üçü de sağlamsa üzerine tonlarca yük yükleyebilirsiniz. Bunların içinde en önemlisi demokrasidir."
Türkiye'nin şu anda 37 ülkede TİKA aracılığıyla insani yardım operasyonları yürüttüğünü, THY'nin de Afrika'ya en fazla uçan ikinci hava yolu şirketi olduğunu anlatan Davutoğlu, ekonomik ve stratejik planlamayı dünyadaki gelişmeler paralelinde yaptıklarını kaydetti.
Diplomaside statükoya ve durağanlığa yer olmadığının vurgulayan Davutoğlu, "Sürekli hareket halinde olacaksınız. Sürekli hareket halinde, dünyadaki ekonomik, politik dalgalanmaları takip edip bulunmanız gereken yerde bulunacaksınız. Eğer bulunmanız gereken yerde vaktinde bulunamazsanız, bir sonraki dönemde o pazarı, o alanı, o coğrafyayı kaybedersiniz" ifadelerini kullandı. Davutoğlu, hükümetin tam bir ekip olarak sürekli hareket halinde olduğunu belirterek, "Ekonomi planlaması ile diplomasi planlaması aynı zihinden çıktığı zaman başarılı olur" dedi.


Bakan Davutoğlu, ikili ilişkilerin geliştirilmesinde vize uygulamasına son vermenin önemli olduğunu belirterek, göreve geldiğinde "Vizeler nerede varsa kaldırılacak" talimatını verdiğini söyledi. Davutoğlu, diplomasinin gösterdiği alana hareket edebilmesi için ekonominin oldukça dinamik olması gerektiğini ifade ederek, bu kapsamda çok daha fazla ülkeyle vizelerin kaldırılacağını bildirdi.


 "Avrupa'nın her köşesine vizesiz gideceksiniz"


Bakan Davutoğlu, vize muafiyeti konusuna değinirken, "En geç 3,5 yıl sonra, ama şartlar iyi giderse; Başbakanımız talimat verdi, inşallah çok daha kısa sürede de belki 2 yılda, Türkiye hazır olduğunda, siz de Avrupa'nın her köşesine vizesiz gideceksiniz" dedi. Türkiye'nin 2002 yılında 2 ülke ile serbest ticaret anlaşması olduğunu ve şu an bu rakamın 17 olduğu bilgisini veren Davutoğlu, 15 ülke ile de müzakere yürüttüklerini, 13 ülkeye de bu konuda teklifte bulunduklarını kaydetti. Türkiye'nin 2002 yılında komşularına ihracatı 5 milyar dolar iken, şimdi bu rakamın 43,8 milyar dolar olduğunu anlatan Davutoğlu, şöyle devam etti:


"Toplam ticaret hacmimiz 13 milyar dolardı, şimdi 93 milyar dolar. Komşularla sıfır problem politikası var ya onun ürettiği sonuç budur. Komşularla ticaretimiz neredeyse 10 misli artmıştır. Rusya ile 5 milyar dolar ile başlamış, şimdi 37 milyar dolar. Yunanistan ile 9 milyon dolardan, 5 milyar dolara çıkmış. Irak ile 1 milyar dolardan 22 milyar dolara çıkmış. İran ile, Irak ile sürekli bir trend. Yani son 3 yıldır büyük savaşlarla, iç gerilimlerle büyük bir sıkıntı yaşayan Orta Doğu ve Kuzey Afrika havzası ile ihracatımız 2002'de 5 milyar dolarmış, şimdi 48 milyar dolar. Ve son 3 yıldaki kriz esnasında, 'komşularla ilişkilerle sıkıntılar yaşanıyor' dendiği dönemde 43 milyar dolardan 72 milyar dolara çıkmış. Herhalde yeni bir anlayış getirilmemiş olsa, herhalde komşularla sıfır sorun ilişkisi, Suriye'deki barbar yönetim dışında yürüyor olmamış olsaydı, bu noktaya gelinmezdi."


Toplantı, konuşmaların ardından basına kapalı devam etti.

 

 

 

İlgili Fotoğraflar

Bu sayfa 26 Aralık 2013 Perşembe tarihinde yayınlanmıştır.
PAYLAŞ