TİM - Türkiye İhracatçılar Meclisi
 
İHRACAT RAKAMLARI (BİN USD)    GEÇMİŞ YILLAR

Türk ve Çinli işadamları TİM'in dev organizasyonunda buluştu

Türkiye İhracatçılar Meclisi, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün resmi davetlisi olarak Türkiye'ye gelen Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkan Yardımcısı Xi Jinping ve beraberindeki işadamı heyetini Türk işadamları ile biraraya getiren Türk-Çin İş Forumu'na ev sahipliği yaptı.
Çin'in gelecekteki Devlet Başkanı olacak olan Jinping, forumda Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ve Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ile de biraraya geldi. TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, forumdaki konuşmasında Çin ile ticaret hacmini 30 milyar dolara çıkarmayı amaçladıklarını belirtirken Çin Başkan Yardımcısı Jinping ise "Çin ve Türkiye ticaretin ve yatırımın liberalleşmesi için adım atıp, dünya ekonomisinin iyileşmesini hızlandırmalıdır" dedi.


Büyükekşi: Dünyanın merkezine hoşgeldiniz


TİM ev sahipliğinde İstanbul Hilton Oteli'nde düzenlenen "Türkiye- Çin Halk Cumhuriyeti Ticaret ve Yatırım İşbirliği Forumu"na Türkiye ve Çin'den çok sayıda işadamı ve yatırımcı katıldı. Forumun açış konuşmasını yapan TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, forumda Çin Ticaret Odası, Çin Exim Bank, Çin Kalkınma Bankası'nın içinde olduğu 58 kurum, kuruluş ve firmanın temsilcilerini ağırladıklarını kaydederek, " Otomotiv, makine, madencilik, enerji, elektrik-elektronik, kimya, gemi, ulaşım ve haberleşme sektörlerinin Çin'den gelen temsilcilerini aramızda görmek mutluluk verici. Sizleri güzel bir İstanbul gününde, iki kıtayı kucaklayan ihtişamlı şehirde ağırlamaktan çok memnunuz. Lamartine bu güzel kenti şöyle tanımlar: "Orada, Tanrı ve insan, doğa ve sanat hep birlikte, yeryüzünde öylesine mükemmel bir yer yarattılar ki, görülmeye değer”. Çin'li dostlarımızı İstanbul'da görmek bu yüzden çok güzel. Büyük Türk şairi Necip Fazıl'ın "Canı İstanbul”, geçmişle bugün arasındaki rüya kenttir" diye konuştu.

İhracatçılarımızın ve iş adamlarımızın Çinli iş adamları ile birliklerini oldukça önemli gördüklerini belirten Büyükekşi, son 10 yılda Çin'den ithalatımızın 23 kat, Çin'e ihracatımızın 12 kat, dış ticaret hacmimizin de 21 kat artış gösterdiğini hatırlattı. İkili ticari ilişkilerimizdeki bu gelişime rağmen, Türkiye'nin verdiği dış ticaret açığının gittikçe arttığını anlatan Büyükekşi, şunları söyledi:

İkili ticarette Türkiye aleyhine gerçekleşen açık 19 milyar dolar. Çin'e ihracatımız yıllar itibariyle artış gösterse de Türkiye'nin üretim ve ihracat kapasitesi dikkate alındığında gidecek çok yolumuz olduğunu görüyor. Dünyanın bir numaralı tedarikçisi, ihracatçısı konumuna yükselen Çin'in ithalatı içinde Türkiye'nin payını artırmamız oldukça önemli. Ticaretimizde hali hazırda mevcut bir takım sıkıntılar var; Fikri mülkiyet hakları konusunda firmalarımızın şikayetleri var. Bazı Çin firmaları Türk firmalarının markalarını taklit ederek üretim yapmaya devam etmektedir. Bazı firmalar ise Türk firmalarına ait markaları kendi adlarına tescil ettirmek için başvuru yapmaktadır. Tavuk ayağının en büyük pazarı olan Çin'e doğrudan ihracat yapamıyoruz.  Vizelerle ilgili yaşanan bir takım sıkıntılarımız var.Türkiye'yi Çin'e daha iyi tanıtmamız gerekiyor. Bu hem Türkiye'nin turizmine katkı sağlayacak, hem de Türk ürünleri için farklı bir Pazar yaratacaktır.

Çin pazarı Türk gıda ürünleri için önemli bir Pazar. Hasadın kötü olduğu yıllarda Çin'in gıda ithalatında artışlar görülmektedir. Türk ihracatçılarının bu açığı değerlendirmesini umuyoruz. İkili iş ilişkilerimiz sayesinde yeni yatırımların ülkemize gelmesini bekliyoruz. İş forumları sayesine karşılıklı ticaretimizin artmasını diliyoruz.  Bugün burada imzalanacak 30'a yakın dev işbirliği anlaşmalarının hayırlı olmasını diliyorum. Çin ile ticaret hacmimizi 30 milyar doların üzerine çıkarmayı hedefliyoruz. Bu hedeflere ulaşmak için iş forumlarının oldukça önemli olduğunu düşünüyoruz."


Çin Devlet Başkan Yardımcısı Xi Jinping ise konuşmasında Türkiye'nin köklü ve zengin bir kültüre sahip olduğunu, İpek Yolu'nun Avrupa'ya açılan kapısı İstanbul'un iki ülkenin halklarının dostane işbirliğine ev sahipliği yaptığını kaydetti. Jinping, İpek Yolu'nun halkları birbirine bağladığını belirterek, Topkapı Sarayı'nda sergilenen Çin porselenlerinin tarihi dostluğun göstergesi olduğunu ifade etti. 

Jinping: Türkiye dünyada ilgi çekiyor

Jinping, Türkiye'nin dışa açılım politikası uyguladığını dile getirerek, şunları söyledi: 
"Halkın yaşam düzeyi de yükselmektedir. Türkiye, dünyadaki en ilgi çekici ülkelerden biri oldu. Çin halkı, Türk halkının başarılarından mutluluk duymaktadır. İkili ilişkilerde büyük gelişmeler kaydedilmiştir. Karşılıklı siyasi güven inşa edilmektedir. Asya Kıtası'nın iki ucunda yer alan Türkiye ve Çin birbirini tamamlayan özellikler taşımaktadır. Son zamanlarda ikili ilişkilerin gelişmesiyle tarihteki en iyi ilişkilere ulaşıldı. İkili ticaret hacmi hızla artıyor. Türkiye'nin kimyasal hammaddeleri ve fındık gibi tarım ürünleri Çin'de de rağbet görüyor. Çin şirketleri, Türkiye'de 10 milyar doları aşkın müteahhitlik sözleşmeleri imzalamıştır. Ankara-İstanbul hızlı tren çalışmaları devam etmektedir. Ekonomik ve ticari işbirliğinin sistematik çalışmaları devam etmektedir. İki tarafı ilgilendiren diyalog mekanizmaları kurulmuştur. Ticari işbirliğin temeli sağlanmaktadır. Karşılıklı yatırımın potansiyeli ortaya çıkmaktadır. Çin şirketlerinin, Türkiye'ye olan ilgisi artmaktadır. İki ülkenin işbirliği, gerçek potansiyelini yansıtmamaktadır. Çin hükümeti, şirketlere yatırım yapmaları için destek sağlayacak." 


"Çin ve Türkiye, dünya ekonomisini iyileştirebilir"


Çin'in sermaye, teknoloji ve piyasada birbirini tamamlayıcı özelliğe sahip olduğunu söyleyen Jinping, "İş düzeyinin geliştirilmesi için fırsatlar sağlanacaktır. Türk ve Çin iş adamları bundan faydalanmalıdır" dedi. 
Jinping, karşılıklı siyasi güvenin pekiştirilmesi ve Türkiye ile Çin'in stratejik işbirliğini güçlendirmesi gerektiğini belirterek, şunları söyledi: 

"Somut işbirliği derinleştirilmelidir. Ulaştırma ve iletişim gibi karşılıklı yarara dayalı işbirliğini geliştirmeliyiz. Finans yenilenebilir enerjiyi birlikte değerlendirmelidir. Küresel finans krizi halen devam etmektedir. Çin ve Türkiye ticaretin ve yatırımın liberalleşmesi için adım atıp, dünya ekonomisinin iyileşmesini hızlandırmalıdır. Türk mallarının tanıtımını yaparak, Türkiye'den mal alınmasını sağlamaya çalışıyoruz. Bu kez Çin'den 100'den fazla yatırım ve ticaret geliştirme heyetiyle Türkiye'ye geldik. İş adamlarımız Türkiye tarafıyla yaklaşık 4 milyar 300 milyon dolarlık ekonomik ve ticari anlaşmalar imzaladılar. Kültürel değişimleri geliştirip, karşılıklı anlayış sağlanmalıdır. İki ülke arasında yıllardır karşılıklı işbirliği yapılıyor. Bu sene Çin'de Türkiye yılı, seneye Türkiye'de Çin yılı düzenlenecek. Başbakan Erdoğan'ın Çin'e gelmesini bekliyoruz. Ülkelerimize refah, halklarımıza huzur diliyorum." 


Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'dan banka çağrısı


Başbakan Yardımcısı Ali Babacan da, Çin'de öğrenim gören Türk öğrencilerin sayısının bin 500'ü geçtiğini, Türkiye'de de Çinli öğrencilerin eğitim gördüğünü anlatarak, 2002'de yaklaşık 1 milyar Dolar olan iki ülke arasındaki ticaret hacminin, 2011 sonunda 24 milyar dolara çıktığını aktardı. 

Finans konusunda İstanbul'un bölgesel merkez olarak düşünülmesinin önemli olduğunu vurgulayan Babacan, "Çin bankalarının Türkiye'de daha fazla iş yapması, buraya daha fazla şube açması, daha çok sayıda Çin bankasının Türkiye'yi baz alması yine bizim çok arzu ettiğimiz bir konu. Türk bankalarının da Çin'de daha faal olmasını istiyoruz. Çin'de de kurulmuş Türk bankalarının oluşmasını arzu ediyoruz. Bunlar ticaretin, yatırımın önünü açacak önemli konular. Karşılıklı lisanslar konusunda iki hükümet olarak da bir çalışma başlatmış durumdayız" diye konuştu. 


Bakan Çağlayan: 2020'de 100 milyar dolar hacmi hedefliyoruz


Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ise, Türkiye ile Çin ilişkilerinin yeni tarihi bir dönemece girdiğinin altını çizerek, "Çin Asya'nın en doğusunda, Türkiye Asya'nın en batısında. Dolayısıyla Asya'nın iki yakasını bir araya getirecek çok önemli ülkeleriz. İki yakanın bir araya gelmesi son derece önemli" dedi. İki ülke arasındaki ticaret hacminin 2015 yılında 50 milyar dolara, 2020 yılında ise 100 milyar dolara ulaştırmayı hedeflediklerini anlatan Çağlayan, bu rakamlara ulaşabilmek için iş adamlarının önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini söyledi. 
Çağlayan, bugün Çinli ve Türk şirketlerinin yapacağı anlaşmaların çok önemli olduğuna işaret ederek, "Bugün imzalanacak 28 anlaşma yaklaşık 1 milyar 380 milyon dolara yakın olacaktır. Bu anlaşmanın 308 milyon 500 bin dolarlık kısmı ise enerji yatırımları için oluşacak pakettir. Bu da son derece önem arz ediyor" diye konuştu. 



İlgili Resimler

 
İHRACATÇI BİRLİKLERİ