2020 Yılına İyimser Beklentiler İle Giriyoruz

2019 yılında dünya ekonomisinde önemli ölçüde ivme kaybına yol açan ve ticareti neredeyse durağan hale getiren ABD-Çin ticaret savaşı ile Brexit konusunda aralık ayında olumlu gelişmeler ortaya çıktı. Bunlara bağlı olarak 2020 yılında daha yüksek bir küresel büyümenin önü açılmış olmaktadır.

 

2019 yılında dünya ekonomisi ve ticaretinde yavaşlamaya yol açan önemli sıkıntılar yaşanmıştı. Ancak aralık ayındaki gelişmeler 2020 yılına daha iyimser beklentiler ile girmemize neden oldu. İyimserliği artırtan gelişmeleri ve bu çerçevede yenilenen 2020 yılı beklentilerimizi paylaşalım;       

2019 yılında dünya ekonomisinde önemli ölçüde ivme kaybına yol açan ve ticareti neredeyse durağan hale getiren ABD-Çin ticaret savaşı ile Brexit konusunda aralık ayında olumlu gelişmeler ortaya çıktı. Bunlara bağlı olarak 2020 yılında daha yüksek bir küresel büyümenin önü açılmış olmaktadır.

ABD ile Çin ticaret müzakerelerinde ilk faz anlaşmaya varmışlardır. İki ülke arasındaki ilk faz anlaşma ile Çin ABD'den ithalatını artıracaktır. Yine Çin finansal piyasalarda dışa açılma, fikri mülkiye haklarının korunmasında iyileşme ve teknoloji transferlerinde şeffaflık sağlayacak reformlar yapacaktır. Çin ayrıca para biriminin değerinin piyasada belirlenmesine yönelik adımlarını hızlandıracaktır. ABD de buna mukabil kademeli olarak Çin'e uyguladığı ilave gümrük vergilerini azaltacaktır. 15 Aralık tarihinde konulacak ilave vergiler ertelenmiştir. Eylül 2019 tarihinde uygulamaya başlayan yüzde 25 ilave vergiler yüzde 7,5'e inecektir. ABD ve Çin ayrıca daha kapsamlı ve kalıcı ticaret anlaşması için müzakerelere hemen başlayacaktır.

ABD ile Çin arasındaki ticaret uzlaşması korumacılık önlemlerinin azaltılmasını sağlayacaktır. Böylece 2020 yılında dünya ticareti üzerindeki önemli bir kısıt kalkmış olacaktır. ABD ile Çin 2020 yılında nihai ticaret anlaşmasını sağlamayı hedeflemektedirler.

Diğer yandan Büyük Britanya'da yapılan erken seçimlerde anlaşmalı ayrılık isteyen muhafazakar parti tek başına iktidar olmuştur. Böylece AB ile üzerinde mutabık kalınan anlaşmalar artık İngiltere parlamentosundan geçecektir. En geç 31 Ocak 2020 tarihine kadar anlaşmalı ayrılık gerçekleşmiş olacaktır. Seçim sonuçları iki yıldır süren ve Avrupa ekonomisinde yavaşlamaya yol açan Brexit belirsizliğini ortadan kaldırmıştır. Büyük Britanya 2021 sonuna kadar Avrupa tek pazarı içinde kalmaya devam edecektir. Bu tarihe kadar Büyük Britanya ile AB arasında sonraki ilişkileri şekillendirecek müzakereler yapılacaktır. Türkiye ile Büyük Britanya arasındaki ticaret te 2021 sonuna kadar bugünkü gibi devam edecektir.

Brexit belirsizliğinin ortadan kalkması ile Büyük Britanya ve Avrupa Birliği ekonomisinde 2020 yılında daha iyi büyümeler olacaktır. Ticaret te hareketlenecektir. Sterlin ve Euro da belirsizliğin ortadan kalkması ile değer kazanmışlardır.

2020 yılında iyimserliği artıran bir diğer gelişme ise büyük merkez bankalarının 2020 yılına ilişki olarak verdikleri politika öncelikleri olmuştur. Aralık ayı toplantılarında ABD ve AB merkez bankaları büyümeyi destekleyici politikalara öncelik vereceklerini açıklamışlardır. ABD merkez bankası FED muhtemelen 2020 yılı genelinde faizlerini değiştirmeyecektir. Ancak dolar likiditesi sıkışıklığını aşmak için piyasaları fonlamaya devam edecektir. Avrupa Merkez Bankası da mevcut faiz oranlarını 2020 yılında koruyacaktır. Avrupa Merkez Bankası ucu açık olarak üç ayda bir bankaları fonlamaya da devam edecektir. Çin merkez bankası da 2020 yılında büyüme öncelikli para politikasını sürdürecektir.  Genişletici para politikaları 2020 yılında dünya ekonomisini desteklemeye devam edecektir.

Son gelişmeler ile yeni yıla girerken iyimserlik artmıştır. Dünya ekonomisinde yüzde 2,5'e düşen büyüme 2020 yılında yüzde 2,8'e kadar yükselebilecektir. Dünya mal ticaretinde neredeyse durağanlaşan miktar bazındaki büyüme ise 2020 yılında yüzde 2,0'lere çıkacaktır. Küresel finansman olanakları daha düşük faizlerle ve daha bol olacaktır. Finansal piyasalarda oynaklıklar azalacaktır.

Tüm bu iyimser beklentiler 2020 yılında Türkiye ekonomisi ve ticareti için daha uygun koşullar sunacaktır. Dünya ekonomisinde büyümenin hızlanması, ticarette korumacılığın azalması ve özellikle AB'de belirsizliğin ortadan kalkması ile ihracat artışımız 2020 yılında yüzde 4,7 beklentisinin üzerinde gerçekleşebilecektir. Finansal piyasalardaki genişleme ve göreceli istikrar da Türkiye'de enflasyonun ve faiz oranlarının düşüşünü destekleyecektir. Türk lirasının istikrarı da artacaktır. 2020 yılında daha öngörülebilir, sepet bazında nominal yüzde 6-7 değer kaybı yaşayan, reel olarak ise bugünkü seviyelerini koruyan bir Türk lirası olacaktır.                                  

 

 

PAYLAŞ