Değer Üzerine Değer İnşa Etmek Ülkemiz İçin Köklü Bir Gelenek

Değerli Dostlar,

Art arda gerçekleştirdiğimiz tarihi rekorlar, ihracat ailemize kattığımız yeni neferler ve değişime hızlı uyum sağlama becerimizle ülke ekonomisine umut veriyoruz. Tüm ülkeye yayılmış 100 bini bulan ihracatçımızın, kalkınma mücadelesinde gösterdiği özveriyi, kaybettiğimiz ormanlarımızın yeniden yeşillendirilmesi ve korunmasına yönelik başlatılan seferberliğe de göstereceğine inanıyorum.

Pandemi koşullarında dahi, tüm zorluklara göğüs gererek üretmeye ve ihracata devam etmemizin kazanımlarını elde etmeye başladığımız şu günlerde maalesef içimizi yakan üzücü hadiseler de yaşıyoruz. Sizlerin bu satırları okurken yangınların söndürülmüş ve kontrol altına alınmış olmasını ümit ediyorum. Ülke sathına yayılmış 100 bin ihracatçı barındıran Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) olarak yangınlarda kaybedilen ormanlık bölgelerin tekrar ağaçlandırılması için yeşil seferberlik başlattık. Yurdumuzun cennet köşelerinde, ülkemizin ciğerlerinde yaşanan yangınlar bizleri ziyadesiyle üzdü. Ormanlarımıza düşen her ateş yüreğimizi dağlıyor. Orman yangınlarından etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Bu ülkenin değerlerini dünyayla buluşturan sahadaki neferleri olarak; bugün de sahadayız. Kimsenin endişesi olmasın, değer üzerine değer inşa etmek; bu ülke için köklü bir gelenek. Gelecek nesillere miras bırakacağımız daha yeşil bir Türkiye'yi hep beraber inşa etmek için ihracatçılarımızı yangınlarda kaybettiğimiz ormanlık bölgelerde fidanları toprakla buluşturmaya davet ediyoruz. Unutmayalım çocuklarımıza, gelecek nesillerimize bırakacağımız en büyük miras; temiz bir dünya, temiz bir atmosferdir. Yeşil vatanımızı yeniden ağaçlandırmak adına başlatmış olduğumuz seferberlikle yeşil bir Türkiye için geleceğe nefes olacağız.

TİM olarak sürdürülebilirlik, yeşil ve çevreci üretim son yıllarda en fazla üzerinde durduğumuz konulardı. Meclisimiz; İklim Değişikliği, Sürdürülebilirlik ve Avrupa Komisyonu tarafından yayımlanan Avrupa Yeşil Mutabakatı hedeflerine uyum politikaları kapsamında, ihracatçılarımıza yol göstermek adına yoğun bir çalışma sürecine girdi. Bu bağlamda konuya ilişkin farkındalığı artırmaya ilişkin muhtelif çalışmalar yürüttük. 21 Haziran'da da 'TİM Sürdürülebilirlik Eylem Planı'nı kamuoyu ile paylaştık. Eylem planımızın ulusal ve uluslararası ölçekte yoğun bir ilgi görmesi bizleri oldukça heyecanlandırdı.

İKLİM SOHBETLERİ İLE FARKINDALIĞI ARTIRACAĞIZ

İklim değişikliği, küresel ısınma gibi yangınlar da sadece bizi değil, dünyayı da tehdit ediyor.  Hatırlarsanız 2019 yılında Avustralya'da 240 gün devam eden yangın, ülkede büyük bir tahribata neden olmuştu. Bu yıl da dünyanın birçok bölgesinde benzer yangınlar yaşandığını görüyoruz. Dünya artık depremler, seller ve yangınlarla mesaj vermeye başladı.

Bu farkındalığı artırmak hedefiyle geçen ay başlattığımız 'İklim Sohbetleri'nin ne kadar  da doğru bir adım olduğunu bir kez daha anladık. İklim farkındalığının artmasına büyük katkı sağlayacağına inandığım ilk programın konuğu da AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nikolaus Meyer-Landrut oldu.

YEŞİL DÖNÜŞÜM FIRSAT OLARAK KABUL EDİLMELİ

Avrupa Komisyonu'nun Yeşil Mutabakat noktasında 2030 ve 2050 hedefleri oldukça net. Yeni İklim Yasası ile AB'nin 2030 yılında emisyon azaltma hedefini yüzde 55'e yükseltme; 2050'de ise 'karbon nötr kıta olma' hedefini takip ediyoruz.  AB, Türkiye için yeni bir kamu ve özel açılım yaptı. Bu da yeşile ve dönüşüme odaklandı. Yeşil dönüşüm süreci entegrasyon süreci için fırsat olarak kabul edilmeli. Yeşil ürünler üretenler gelecekte piyasa liderleri olacak.

TİM olarak, yenilenebilir enerji kaynakları odağında karbon yoğun kaynaklar yerine hidrojen kullanımına yönelik çalışmalara hız kazandıracağız. Çalışmalarımızın sonucunda tasarıma, güzelliklere, lezzete dayanıklılık katan, yeşil büyümeye odaklanmış; dünyayı tüketmeden, dünya için üreten bir ülke olarak hem sürdürülebilir kalkınma modeliyle ihracatla yükselecek hem de çevreye değer veren herkesin bir numaralı tercihi hâline geleceğiz.

YENİ HEDEFLER BELİRLEME ZAMANI

İhracat rakamlarımız, ülkemizin yaşadığı bu zor günlerde önemli bir motivasyon kaynağı oldu. İhracat ailemiz, rekorlarla kapattığı ilk altı aydan sonra geçen ay da tarihi bir performans gösterdi. Son 14 yıldır 100 milyar dolar seviyelerinde olan ihracatımız, tarihte ilk kez 12 ayda 200 milyar doları aştı. Bu rakamla beraber sadece 2021 yılı hedefimiz olan 184 milyar doları değil, 2022 hedefi 198 milyar doları da aşmayı başardık. Artık kendimize daha büyük hedefler koyma zamanı. Çünkü mevcut yükseliş ivmemiz gösteriyor ki, en fazla beş sene içerisinde 300 milyar dolarlık ihracata hep beraber ulaşacağız. Bunu başaracak altyapı ve tecrübeye fazlasıyla sahibiz. Bu anlamda bugün, Türk ihracatı için kritik bir eşiğin aşılmasının göstergesidir. Bugün, pandemi dönemi ve öncesinde başarıyla tamamladığımız projelerin meyvesini toplama günüdür. Gün, en zorlu dönemlerde dahi bu ülke için üreten, dünyada ayak basmadık tek bir ülke, tek bir bölge bırakmayan ihracatçının günüdür. TİM olarak tüm çalışmalarımızın neticesini ihracat rakamlarında görmek bizleri oldukça gururlandırıyor. İhracatımız artıyor, demek ki; doğru yolda ilerliyoruz. İhracatçı sayımız artıyor, demek ki; her kesimde ihracat heyecanını uyandırıyoruz. İhracat birim değerimiz yükseliyor, demek ki; ihracatçılarımız artık markalaşmayla, inovasyonla, tasarımla ürünlerinin katma değerini yükseltiyor.

İHRACATTAN POZİTİF BÜYÜMEYE YÜZDE 1,5 PUANLIK KATKI

Elde ettiğimiz tüm kazanımlarımızı koruyarak yeni başarılar için daha da kenetleneceğiz. Çünkü ekonomik kalkınmada önemli rol oynuyoruz. Geçen hafta açıklanan Merkez Bankası Enflasyon Raporu'na göre net ihracat dönemlik büyümeye 1,5 puanlık pozitif katkı verdi. Net ihracatın yıllık büyümeye katkısı ise 1,1 puan oldu. İhracatımızdaki güçlü artış, hem ikinci çeyrekte ülkemizi güçlü bir büyüme rakamına ulaştıracak hem de cari açığın daha da azalmasını sağlayacak. Çünkü her geçen gün daha çok güçleniyoruz. Yılbaşından bu yana ilk defa ihracat yapan firma sayısı 10 bin 598'e ulaştı.

Pandemi öncesi ve süresince tüm zorluklara rağmen ektiğimiz tohumların meyvelerini almaya başladık ve almaya da devam edeceğiz. Bunu başarırken de dünyayı tüketmeden üretmeyi sürdürecek ve yarınlarımız için tohum ekmeye devam edeceğiz.

CANLI DESTEK