Avrupa Birliği Karbon Vergisi Ticareti Kökten Değiştirecek

Bir yandan iklim değişiminin etkileri diğer yandan küresel ticaret sistemindeki yeni eğilimler dünya ekonomisindeki gelişmelere yön veren ana unsurlar olmaya başlamıştır. Avrupa Birliği'nin her iki unsuru da içeren karbon vergisi uygulaması hedefi ise dünya ticaretini ve Türkiye'nin AB ile ticaretini kökten değiştirecektir.

Çok Taraflı Dünya Ticaret Sistemi Zayıflıyor

1980'li yıllardan itibaren artan dünya ticaretindeki serbestleşme eğilimi özellikle gelişmiş ülkeler tarafından desteklenmiş, 1 Ocak 2005 tarihinden itibaren geçerli olacak çok taraflı ticaret anlaşması ve sistemi hayata geçirilmişti. Böylece dünya ticaretinde çok taraflı, yani çok sayıda gelişmiş ve gelişen ülkenin üzerinde mutabık kaldığı kotasız ve vergilerin kademeli olarak düşürüldüğü bir ticaret sistemine geçilmişti. Bu anlaşmadan sonra dünya ticaretinde çatı örgütü olan Dünya Ticaret Örgütü uhdesinde çok taraflı başka bir ticaret anlaşması imzalanamadı. Tam tersine dünya ticaretinde özellikle 2017 yılında ABD'de göreve gelen yeni yönetimin başlattığı bir korumacılık eğilimi ortaya çıkmıştır. 

İklim Değişiminin Etkileri Üretimi ve Ticareti Yeniden Şekillendiriyor                             

Küresel ısınma ve onun yarattığı iklim değişimi dünya genelinde üretimi ve ticareti yeniden şekillendirmektedir. Küresel ısınmaya yol açan en önemli alan iktisadi faaliyetlerdir. Bu nedenle mevcut iktisadi faaliyetlerde başta karbon salınımı olmak üzere küresel ısınmaya yol açan tüm süreçlerde kısıtlar getirilmekte ve iyileşmeler hedeflenmektedir. Üreticilerden sürdürülebilirlik olarak adlandırılan koşulların sağlanması istenmektedir. Ticarette de giderek bu koşulları karşılayan ürünler tercih edilmektedir.

Avrupa Birliği Hem Ticaret Engellerini Kaldırıyor Hem de Ticareti Sürdürülebilirlik Koşuluna Bağlamaya Hazırlanıyor              

Avrupa Birliği küresel ekonomiyi etkileyen bu iki ana unsuru birlikte kullanarak yepyeni bir strateji uygulamaya hazırlanmaktadır. İlk olarak Avrupa Birliği çok taraflı ticaret sisteminin gerilemesi nedeniyle bu sistemi savunmayı bırakarak ikili ticaret anlaşmalarına yönelmiş bulunmaktadır. Avrupa Birliği dünyanın geri kalanı ile ikili ticaret anlaşmaları yaparak tüm dünya ile karşılıklı kotasız ve vergisiz ticareti hedeflemektedir. Diğer yandan yine Avrupa Birliği ithalatta karbon vergisi uygulamayı hedeflemektedir. Böylece Avrupa Birliği'ne sürdürülebilirlik koşulların sağlayan ürünler vergisiz, diğer ürünler ise karbon vergisi ödeyerek girecektir. AB pazarını sonuna kadar açarken, girişte sürdürülebilirlik uyumu koşulunu öne çıkarmaktadır.

Avrupa Birliği 2021 Başından İtibaren İthalatta Karbon Vergisi Uygulamayı Hedefliyor       

Avrupa Birliği 2021 yılı başından itibaren ithalatta karbon vergisi uygulamayı hedeflemektedir. Karbon vergisi ihracatçılardan alınacaktır. Eğer ihracatçı AB'nin istediği sürdürülebilirlik koşullarını sağlamış ise karbon vergisi ödemeyecektir. Veya koşulları sağlama miktarına göre farklı oranlarda karbon vergisi ödeyecektir. Avrupalı ithalatçılar da doğal olarak karbon vergisi ödemeyecek ve sürdürülebilirlik koşullarını sağlamış olan üreticilerden ithalat yapacaktır. İhracatçı firmalar Avrupa Standartlarına uyumu gösteren CE ürün belgeleri gibi sürdürülebilirlik koşullarına uyumu gösteren belgeler alacaktır. AB karbon vergisi hazırlıklarına başlamış olup 2020 yılı ekim ayında düzenlemeyi yasalaştırmayı hedeflemektedir. 1 Ocak 2021 tarihinden itibaren ise petro-kimya, demir -çelik, ana metal sanayi ile çimento-cam-seramik ürünlerinin ithalatında karbon vergisi uygulamayı hedeflemektedir.

Avrupa Birliği'nin Yeni Ticaret Yaklaşımı Türkiye İçin Avantaj da Olabilir, Dezavantaj da 

Avrupa Birliği'nin ikili ticaret anlaşmaları yaparak dünyanın geri kalanı ile serbest ticaret anlaşmaları yapması Türkiye'nin gümrük birliği ile AB'ye sıfır gümrükler ile ihracat yapma avantajını giderek ortadan kaldırmaktadır. Bu çerçevede Türkiye için AB'nin yeni karbon vergisi hedefi Türkiye için uyum sağlanması halinde yeni fırsatlar sunmaktadır. AB'nin talep edeceği sürdürülebilirlik koşullarının karşılanamaması halinde ise karbon vergisi Türkiye için dezavantaj olacaktır.
CANLI DESTEK