Türkiye'nin topyekûn kalkınmasına hizmet ediyoruz
Türkiye'nin topyekûn kalkınmasına hizmet ediyoruz

Her zaman söylüyoruz; ihracat görevimizdir, ihracat borcumuzdur, ihracat geleceğimizdir, ihracat istikrarımızdır, ihracat gücümüzdür. Çünkü ihracat, dünya arenasındaki gururumuzdur.

Her zaman söylüyoruz; ihracat görevimizdir, ihracat borcumuzdur, ihracat geleceğimizdir, ihracat istikrarımızdır, ihracat gücümüzdür. Çünkü ihracat, dünya arenasındaki gururumuzdur.

İhracatımız bu ay, belirlenen rakamın neredeyse iki katı kadar arttı. İhracat artışından kaynaklanan yüksek bir refah seviyesi hedefliyoruz. Çünkü ihracatla yükselen Türkiye, ihracatla yükselen 84 milyonu işaret eder.

Cumhurbaşkanımızın bizlere açtığı yolda ihracatımız artıyor, demek ki doğru yolda ilerliyoruz. Hatırlanacağı üzere son zamanlarda İstanbul'da düzenlenen ve yurt dışından gelen yabancı müşterilerin de bulunduğu uluslararası fuarlarımıza belediye ekiplerinin ilan ve reklam vergisi için baskın yapmaları hoş bir görüntü yaratmamıştı. Bu konudaki taleplerimizi, hükümete ve T.C. Ticaret Bakanlığı'na iletmiştik. Artık Türkiye'de gerçekleştirilen fuarlarda iç alanlardaki ilan ve reklamlar, ilan ve reklam vergisinden muaf tutulacak.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ile İhracatçı Birliklerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması'na dair 12 maddelik kanun teklifinde, taleplerimizin yer bulması bizleri sevindirdi. Yeni kanun teklifindeki taleplerimiz de yakında hayata geçecek.

Bunların yanı sıra TİM TEB Girişim Evi bünyesinde şimdiye kadar 212'si kadın girişimci olmak üzere bin 600'ün üzerinde girişimcimize destek verdik. Destek verdiğimiz kadın girişimcilerimiz bin 700'ü aşkın kişiye istihdam sağladı.

TİM TEB Girişim Evi bünyesinde ABD Büyükelçiliği ile Türkiye'de bir ilke imza atarak başlattığımız Tekno Kadın Girişimciler Akademisi programı, kurduğumuz girişim ekosisteminin verimliliğine ivme kattı. İki ülke arasındaki ortak projelerin bu ivmelenmeye ve ABD ile 100 milyar dolar ticaret hacmi hedefine hizmet edeceğine yürekten inanıyoruz. Girişimcimize şimdiye kadar verdiğimiz destekleri artırarak daha fazla teknoloji girişimcimizi desteklemeyi sürdüreceğiz.

Çalışmalarımızın sonucunda Türkiye'yi hem sürdürülebilir kalkınma modeliyle ihracatla yükseltecek hem de çevreye değer veren herkesin bir numaralı tercihi hâline getireceğiz. Türkiye'nin yeşil ekonomik dönüşümünde öncü olacağız.

Aynı zamanda şunu da belirtmek isterim ki İstanbul Yenibosna'da bulunan ve maliyetinin yüzde 98'ini TİM ve iki ihracatçı birliği genel sekreterliğinin karşıladığı TİM Dış Ticaret Kompleksi, T.C. Ticaret Bakanlığı'na tahsisliydi. Cumhurbaşkanımız ve Ticaret Bakanımızın destekleriyle Dış Ticaret Kompleksi'nde kullanılan bölüm, bedelsiz olarak TİM'e devrediliyor. Alınan kararlar ihracat ailemize hayırlı olsun. 250 milyar dolara giden yolda artıdayız. Türkiye'nin topyekûn kalkınmasına hizmet ediyoruz. Mevcut ivmenin yükselişle devam etmesi, son derece önemli. Tüm hedeflerimize büyük bir azim ve inançla yürüyoruz.

İlk çeyreği önde kapattık
İlk çeyreği önde kapattık

İlk çeyreği önde kapattık

İHRACAT AILEMIZIN, pandemi döneminde kazandığı güven ile süreç içinde küresel ticarette şampiyonlar ligine yükseldiğimizi sık sık belirtiyoruz. Ligin birinci yılının ilk çeyrek sonuçları açıklandı ve ilk çeyrekte oldukça yüksek bir performans sergiledik. Aylık ihracatımız artık 20 milyar dolar bandına oturdu. Böylelikle ilk çeyrek ihracatımız, 60 milyar doları aştı ve yıl sonu için belirlediğimiz 250 milyar dolar hedefimizin 10 milyar dolar da ilerisindeyiz.
Hedeflerimiz doğrultusunda emin adımlarla yol almaya devam ediyoruz. Nihai hedefimiz ülkemizi, dış ticaret fazlası veren noktaya taşımak. Ticaret Bakanlığımızın ilk çeyrek dış ticaret verileri, ihracat tarafında doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. Enerji ithalatını dışarıda tuttuğumuzda, Ocak-Mart döneminde ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 4,5 artarak yüzde 95'e ulaştı.
Enerjiyi dışarıda tutma nedenim, o kalemde bildiğiniz gibi küresel düzeyde olağanüstü bir durum yaşanmasından kaynaklanıyor. Küresel emtia fiyatları yılın sadece ilk iki ayında, yüzde 42'ye yakın arttı. Petrol fiyatları iki ay içinde iki katına çıktı. Tüm bunlar maalesef dışa bağımlı olduğumuz enerji ithalatına da yansıdı ve ilk çeyrekte enerji ithalatımız yüzde 188 artış yaşadı. Bir önceki yılın ilk çeyreğine göre gerçekleşen 25,7 milyar dolarlık ithalat artışının 16,3 milyar dolarlık kısmı enerji fiyatlarındaki artışlardan kaynaklanıyor. Tüm bunları anlatma nedenim, enerji maliyetlerinin ihracattaki başarılı performansımıza gölge düşürmesidir.Mart ayı özelinde değerlendirdiğimizde, ihracatımız yüzde 20'ye yakın artışla 22,7 milyar dolara yükselirken, Mart ayında enerji dışındaki ithalatın 22,5 milyar dolar olduğunu görüyoruz. Enerjiyi saymazsak, ithal ettiğimizden daha fazlasını ihraç ettiğimizi söyleyebiliriz.
Enerji maalesef bizim kamburumuz, sadece bizim değil, Avrupa Birliği dâhil olmak üzere birçok ülkenin sıkıntı yaşadığı bir konu.
Bu doğrultuda yeşil dönüşümü, ülkelerin sadece birkaç kaynağa bağlı kalmaması ve sanayinin enerji tehdidi olmadan sürdürülebilirliği açısından çok değerli buluyorum.
Türkiye ihracat ile yükselmeye başladı. Enerjideki bağımlılığımızı azaltabilecek alternatif kaynaklarla dönüşümü başarabilmemiz halinde “Dış Ticaret Fazlası Veren Türkiye” hayalimize daha erken kavuşacağız.
Sektör firmalarımızın enerji konusunda yeni yatırımlar yaptığını biliyorum. Artık daha fazlasına ihtiyacımız var. Çünkü ihracat ailesi olarak ölçek ekonomisine geçtik. Büyük siparişler almaya başladık. Bunu, sürdürülebilir kılmanın tek yolu da yeni yatırımlardan ve daha fazla üretimden geçiyor. Bunu yaparken, enerjimizi de millîleştirebilirsek, ihracatımıza çok büyük katma değer sağlayacağız. Küresel ticarette bir başarı hikayesi yazmaya devam edeceğimize inanıyorum.

Barış Köprüleri Kuruyoruz
Barış Köprüleri Kuruyoruz

Türkiye'nin ekonomi ve ticaret diplomasisinin saha neferleri Türk ihracat ailesi, 250 milyar dolar hedefine emin adımlarla ilerliyor. Türkiye üreterek, ihracat yaparak yükseliyor. İhracatta sürdürülebilir sistem kurarak, gelecek nesillere daha iyi yarınlar bırakacağız.

Dünya, pandeminin yaşattığı olumsuz tabloyla mücadele ederken şimdi de dört koldan Rusya ve Ukrayna arasındaki yıkımı, dramı durdurmaya çalışıyor. Türkiye, diplomatik çabalarıyla savaşın tansiyonunu düşürmeye ve diplomasiye alan açmaya gayret gösteriyor. Söz konusu bölgede, maalesef güvenlik öncelikleri tercih ediliyor; halk, çatışmaların yaşandığı bir dönemden geçiyor. Türkiye'nin arabuluculuk girişimleriyle Antalya'da bu savaşın bir an evvel bitmesi adına iki ülkenin Dışişleri Bakanları görüşme yaptı. En kısa sürede, yakın coğrafyamızda yaşanan bu dramın son bulmasını umuyoruz.

Tüccarlar, yalnızca kendi işletmelerinin ikbali için çalışan, kazancını maksimize etmekten başka amacı olmayan aktörler değildir. Bugünkü demokratik yönetim sisteminin fikir babalarından Montesquieu: “Barış, uluslararası ticaretin, doğal bir sonucudur.” demiştir.

Bizler yürüttüğümüz ticari diplomasi faaliyetlerimizle dünyada barış köprüleri kuran insanlarız. Sosyal hayatın idamesi için gerekli olan ticari faktörler, barış döneminde savaşa engel olduğu gibi savaş döneminde de barışa giden süreci belirler. Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşta, barışa giden süreç de ticari gereksinimler sayesinde başladı. Bu doğrultuda Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin organize ettiği ticari buluşmalarımızın, son derece önemli olduğu kanaatindeyim.

Salgın döneminin başından bu yana 73 ülkede gerçekleştirdiğimiz 110 ticaret heyetiyle pandemiye rağmen karşılıklı ticari ilişkilerimizi güçlendirmek adına ne denli kararlı olduğumuzu gösterdik. Bu doğrultuda Mart ayında çok önemli ticaret heyetleri düzenledik. İsrail, ABD ve İspanya'ya yönelik gerçekleştirdiğimiz ticaret heyetlerimizle Türk ihracatçısı, sayısız yuvarlak masa ve B2B iş görüşmeleri yaptı. Sektör temsilcileri, birbirinden değerli firmalarla temas kurdu.

Bu yıl, hedefimiz 250 milyar dolar ihracata ulaşmak. Türkiye'nin ekonomi ve ticaret diplomasisinin saha neferleri Türk ihracatçısı, küresel tedarik zincirlerinin bozulduğu bir dönemde mal isteyene mal, hizmet isteyene hizmet sundu. Ülkemiz küresel ticarette güvenilir liman olarak öne çıktı. Bu özellikleriyle Türkiye, tüm partnerlerine kazançlı ticari ortaklıklar vadediyor.

Türkiye ekonomisini üretimiyle, hizmetleriyle, ihracatlarıyla büyüten tüm iş insanlarımıza müteşekkiriz. Türkiye ekonomisi ihracat öncülüğünde, büyümeye ve yükselmeye devam edecek. Bize düşen edindiğimiz bu kazanımları, katma değerli ihracatla süsleyerek sürdürülebilir bir şekilde yarınlara taşımak. Elimize geçen fırsatları iyi değerlendireceğimizden kimsenin şüphesi olmasın. Kuruluşumuzun 100. yılına doğru giderken ihracatımızın, ekonomimizin önü aydınlık.

Özlemişiz ve Özletmişiz
Özlemişiz ve Özletmişiz

Birleşik Arap Emirlikleri'ne gerçekleştirdiğimiz Dubai Heyeti, ihracatçılarımızdan ve Dubaili iş insanlarından oldukça büyük ilgi gördü. Pandemi döneminde hayata geçirdiğimiz ilk fiziki ticari heyetimiz süresince, dış pazarda sahada olmayı ne kadar özlediğimizi fark ettik.

Birleşik Arap Emirlikleri'ne gerçekleştirdiğimiz Dubai Heyeti, ihracatçılarımızdan ve Dubaili iş insanlarından oldukça büyük ilgi gördü. Pandemi döneminde hayata geçirdiğimiz ilk fiziki ticari heyetimiz süresince, dış pazarda sahada olmayı ne kadar özlediğimizi fark ettik. İyi ilişki içinde olduğumuz ülkelerdeki iş insanlarının da bizleri ne kadar özlediğini, Dubai'de ihracatçılarımıza gösterilen yüksek ilgiden bir kez daha gördük.

Dubai Ticaret Heyetimize, 22 sektörden 39 birlik temsilcisi ve 50 firma temsilcisinin katılmasının yanı sıra eş zamanlı fuara katılan firmalarımızla birlikte 200'e yakın iş insanımız, yüzlerce görüşme gerçekleştirdi. 200 Türk iş insanı ile 300'ü aşkın BAE firması arasında çok sayıda toplantı düzenlendi. Heyetimiz süresince farklı sektörlerde 13 anlaşma imzalandığını öğrendik ve ihracatçılarımız orta vadede iş birliğine dönebilecek görüşmeler yaptıklarını ifade etti. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Bakanlarımızın Dubai'de yaptıkları diplomatik ve ticari görüşmelerin de ihracatımız açısından olumlu sonuçlar doğuracağına inanıyoruz.

Türkiye'nin, Birleşik Arap Emirlikleri'ne ihracatı, 2021 yılında yüzde 94 artışla 5,5 milyar dolara ulaştı; fakat ihracat potansiyelimiz çok daha yüksek. Bu nedenle BAE'ye yapılan ihracat hacmimizi kısa vadede 10 milyar dolara çıkarma hedefi koyduk. Birleşik Arap Emirlikleri'nin Türkiye'den mevcut durumda ithal etmediği ancak ithal edebileceği 317 ürün olduğunu tespit ettik. Bu ürünlerde Birleşik Arap Emirlikleri'nin ithalatına bakıldığında, 10,5 milyar doları aşkın bir hacim görüyoruz. Ama bu ürün grubunda Türkiye'den hiç ithalat yapılmadığını fark ettik. Ayrıca yine bu 317 ürün içinde 45 üründe Türkiye ciddi bir rekabet avantajına sahip. Sadece bu 45 üründe dahi, Birleşik Arap Emirlikleri'nin 400 milyon doları aşkın ithalatı bulunuyor. Heyetimiz süresince yaptığımız görüşmelerde tüm bunlara dikkat çektik ve olumlu dönüşler aldık.

BAE özelinde anlattığım bu durum, iyi ilişkiler içinde olduğumuz birçok ülke pazarı için de geçerli. Bu sebeple pandemi nedeniyle ara vermek zorunda kaldığımız fiziki ticari heyetlerimize gelecek dönemde de devam edeceğiz. Pandemi döneminin başından bu yana 73 ülkede 105 sanal ticaret heyeti gerçekleştirerek ilişkilerimizi sıcak tutmaya çalışmıştık. İhracatımızın 225,4 milyar dolar seviyesine çıkmasında, bu sanal heyetlerimizin de etkisi olduğuna inanıyorum. Fiziksel olarak ihracatçılarımızın sahalara geri dönüşüyle birlikte bu yıl için belirlediğimiz 250 milyar dolar ihracat hedefimize de rahatlıkla ulaşabileceğimize inanıyorum.

Yenilenebilir Enerjiye Dönüş Zamanı
Yenilenebilir Enerjiye Dönüş Zamanı

2022 bizler için yeni bir dönemin başlangıcı. Cumhurbaşkanımız tarafından açılanan “Türkiye Ekonomi Modeli”nde, ihracat odaklı bir büyüme dönemine girdik.

Değerli ihracat ailesi, 2022 bizler için yeni bir dönemin başlangıcı. Cumhurbaşkanımız tarafından açılanan “Türkiye Ekonomi Modeli”nde, ihracat odaklı bir büyüme dönemine girdik. 2022 yılı itibarıyla ihracatta yakaladığımız başarıyla ülke ekonomisinin büyümesine büyük katkı sunmuş olduk. Artık yeni bir ligdeyiz. Ülkemizin kalkınmasının lokomotifi ihracat olacak.

İhracat odaklı bir büyüme modeline geçtiğimiz yeni dönemde karşı karşıya kaldığımız enerji kesintileri, arzu etmediğimiz bir durumdu. Özellikle yurt dışından yoğun siparişler aldığımız, üreticilerimizin tam kapasite ile çalıştığı bir dönemde yaşadığımız bu kesintilerin, bizleri zor durumda bıraktığının farkındayım. Pandemi koşullarında dahi makinelerimizin başında durduk ve üretime ara vermedik. Zor koşullarda çözüm ürettik ve dünyanın tedarikçisi olma gücümüzü artırdık.

Bu yaşadığımız darboğazdan da kısa sürede çıkacağımıza inanıyorum. İhracat odaklı bir büyüme modelinde, yaşanan bu aksaklıklar, sadece üreticilerimizin değil ülkemizin de döviz kaybı anlamına geleceğini vurgulayarak ilgili bakanlıklara sıkıntılarımızı anlattık. Devletimiz de sıkıntının çözümü için adımlar atmaya başladı. En kısa sürede çarklarımız tam kapasite dönmeye devam edecek ve bu yıl için belirlediğimiz 250 milyar dolarlık ihracata ulaşacağımıza inanıyorum.

Karşı karşıya kaldığımız enerji sorunu, yerli ham madde ve enerji ihtiyacının millî ekonomimizin bağımsızlığı için ne kadar önemli olduğunu gördük. “Dış Ticaret Fazlası Veren Türkiye” hedefimiz doğrultusunda ihracatçılarımız, pandemi ile birlikte yerli ham madde yatırımlarına hız vermişti. Aynı adımları, enerjimizi millîleştirmek için de atmamız gerekiyor.

Bu durum, sanayimizin Avrupa Yeşil Mutabakatı'na uyum çerçevesinde yenilenebilir enerji kaynaklarına geçişi için bir fırsat oluşturabilir. Hiç şüphesiz bu yatırımlar için finansman ve teşviklere ihtiyacımız var. Bakanlık yetkilileri ve çok sayıda banka yöneticisinin katılımıyla “Yeşil Dönüşüme Yönelik Finansmana Erişim Toplantısı” gerçekleştirdik ve taleplerimizi ilettik. Yeni ekonomi modelinin başarıya ulaşabilmesi için sanayimizin mutlaka yeşil dönüşümü gerçekleştirmesi gerektiğini belirttik. Bu dönüşümde önceliğimizin de enerjimizi millîleştirmek olduğuna inanıyorum.

Avrupa Birliği'nin sürece büyük bir finansman kaynağı ayırdığını ve hükümetimizin yürüttüğü etkin müzakereler sonucunda 3,2 milyar Euro değerinde bir kaynağın, ülkemize kazandırıldığı müjdesini aldık. Bu kaynağın, ihracatımızın yeşil dönüşümünü hızlandıracağını umuyoruz.

Büyümenin Lokomotifi Olduk
Büyümenin Lokomotifi Olduk

Günümüzde, sürdürülebilir ihracat artışının yolu, katma değerli üretimden geçiyor. TİM olarak inanıyoruz ki ''Türkiye ihracatla ihracat tasarımla yükselecek.”

Türkiye'nin ekonomi ve ticaret diplomasisinin saha neferleri Türk ihracatçısı, 2021 yılını geçen yıla göre yüzde 32,9 artışla 225,4 milyar dolar düzeyinde ihracata imza atarak kapattı. Bu rekor seviye, ihracatta yeni bir lige çıktığımızın göstergesidir. Çıktığımız bu yeni ligde, kalıcı olmak için ölçek ekonomisine ulaşmalıyız. Yapılacak yeni yatırımlarla birlikte ihracatımızı daha yukarılara çıkaracağız.

Dünyada finansmana erişim problemleri yaşanırken biz kendi çözümlerimizi ürettik. Dünya devleri, ürünlerini gönderemezken biz alıcıların kapısına kadar ulaştık. AR-GE merkezi sayısı bin 254'e ulaştı. Tasarım merkezi 338'e, teknopark sayısı 73'e, organize sanayi bölgesi sayısı 332'ye çıktı. Küresel tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmayı lehimize çevirmeyi bildik. Böylece ihracat hanemize 25 milyar dolar, artı değer kattık. Yılın ilk dokuz ayında, büyümenin yarısı ihracatla geldi. İstihdam artışının 3'te 1'ini ihracat öncülüğündeki sanayi sektörleri sağladı. 2021 yılında ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 84'e çıktı. Bu başarıyı, dış ticaret fazlasına dönüştürmek için çalışacağız.

Gururluyuz çünkü tüm hedeflerimizi bir bir gerçekleştirdik ve geçtik. 12 ayın 11'inde ihracat rekorları kırdık. Uzun süredir hedeflediğimiz aylık 20 milyar dolar, yıllık 200 milyar dolar ihracatı bu yıl aştık. Miktar bazında ihracatta da Cumhuriyet tarihi rekoru kırdık. 174 milyon ton ihracat gerçekleştirdik. Birim ihracat değerimizi geçen yıla göre yüzde 17 artırarak, 1,10'dan 1,29'a çıkarmayı başardık. Bu artış gelecek yıllarda katlanarak devam edecek. Hedefimiz, bu değeri 2 dolara çıkarmak

Türkiye'nin en geniş kapsamlı tasarım etkinliği Design Week Türkiye 2021 ile ülkemizde yaratıcılık, tasarım ve markalaşma rüzgârı estirdik. Türkiye, bu yıl küresel tasarım endeksi sıralamasında genel skor bazında 1917 puan alarak Almanya, Güney Kore, Rusya, Singapur gibi ülkeleri geride bıraktı. Listede 7'nci sıraya yükselen ülkemiz adına bu oldukça değerli bir başarı ve tasarım rüzgârını arkamıza aldığımızın net bir göstergesidir.

Hedefimiz, gelecek dönemde bu başarıyı daha güçlü ürünlerle daha güçlü markalarla ileriye taşımak. Artık tasarlayan, hayal eden, üreten ve dünyanın dört bir köşesine ihraç eden bir Türkiye var. Hedefimiz çok net; “Dış Ticaret Fazlası Veren Türkiye”. Bu hedef doğrultusunda üretmeye, çözüm bulmaya ve proje geliştirmeye devam edeceğiz.

Artık tasarlayan, hayal eden, üreten ve dünyanın dört bir köşesine ihraç eden bir Türkiye var. Hedefimiz çok net; “Dış Ticaret Fazlası Veren Türkiye”. Bu hedef doğrultusunda üretmeye, çözüm bulmaya ve proje geliştirmeye devam edeceğiz.

 

Hedef Artık Çok Daha Yakın
Hedef Artık Çok Daha Yakın

Bizim işimiz üretmektir ve 2022 için belirlediğimiz 250 milyar dolar ihracat hedefimize ulaşmak için üretmeye de devam edeceğiz.

Göreve geldiğimiz günden beri bir hedefimiz vardı ve stratejimizi hep bu doğrultuda oluşturduk: “Dış Ticaret Fazlası veren Türkiye.” Bugün gelinen noktada, bu hedefe artık çok daha yakın olduğumuzu söyleyebilirim.

Bu yıl için belirlediğimiz 212 milyar dolar hedefine emin adımlarla ilerliyoruz. Bu hedefimizi gerçekleştirmenin yanı sıra ihracatçı sayımız, ihracat birim değerimiz, ithalatı karşılama oranımız ve dünya pazarından aldığımız pay süreçlerinde de önemli aşamalar kaydettik.

En başından bu yana Türkiye'nin ekonomik bağımsızlığını ve kalkınmayı üreterek, ihracat yaparak sağlayabileceğini iddia ettik. Bu doğrultuda ihracatı ülke geneline ve her ölçekteki firmaya yaymak için KOBİ İhracat Eğitim Seferberliği başlattık. İlk eğitim programının üzerinden yaklaşık iki yıl geçti ve bu süreçte ihracat ailesine 37 binin üzerinde yeni firma katıldı. 60 bin civarında olan ihracatçı sayımız 100 bini aştı. Bunu beş yıl içinde 130 binlere, 10 yıl içinde de 300 bine çıkarma arzusundayız. İhracatı bir millî mesele hâline getirmek istiyoruz. Millî bağımsızlığımızı cumhuriyetle kazandık, ekonomik bağımsızlığımızı da ihracatla kazanacağız.

Yeni neferlerle birlikte aylık bazda rekor üstüne rekorlar kırıldı. Dünya ticaretinden aldığımız pay da katlanarak büyüyor. 2020 yılında dünya ticaretinden aldığımız binde yarım pay, bugün yüzde 1'i aşmış durumda. İhracatımızın ithalatı karşılama oranı yüzde 93'ler seviyesinde. İhracatımızda birkaç ay sonra belki dengeye daha sonrasında da artıya geçeceğimiz bir potansiyelin olduğunu görüyoruz. Bunun için ihracatçı olarak bizlerin düşük TL, yüksek kur gibi bir beklentimiz yok. Biz üreten, zorluklarla mücadele eden ve daha fazla ihracat için gösteren eden bir aileyiz. Bu özverimizi de pandemi döneminde fazlasıyla gösterdik.

Zor koşullar ve pandemi döneminde dünyadaki ülkeler içinde ihracatını en çok artıran ülkeler içindeyiz. Dünya, tedarikte Türkiye'ye yönelmiş durumda. Bazı sektörlerimizde sipariş yoğunluğu, mevcut kapasitenin iki, üç kat üzerine çıkmış durumda. Talebe cevap verebilmek için yeni yatırımlara ve finansmana ihtiyacımız bulunuyor.

Hükümetimizin, üretim ve ihracat için büyük bir yük olan faizle mücadelesinin ana nedeninin yatırımlar olduğunu biliyoruz. Bu nedenle bir puanlık faiz sonrası piyasalarda yaşanan dengesizliği ve TL'deki değer kaybını anlamakta zorlanıyorum. Çünkü biz her koşulda üretebilen ve dünyanın küçüldüğü bir dönemde büyümeyi başarabilen bir ülkeyiz.

Güç Birliği, Söz Birliği
Güç Birliği, Söz Birliği

Bir yandan ‘Made in Türkiye' markasını dünyaya tanıtıyor, bir yandan da ihracatçımızın dünyaya ulaşmasını kolaylaştıracak altyapıları kuruyoruz.

Bir hedef ortaya koyduk: 'Dış ticaret fazlası veren Türkiye'. Tüm yol haritamızı bu hedefe göre yapıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Ticaret Bakanlığımızın verdiği destekler, ihracatta rolü olan tüm paydaşlarımızın da hayalimize ortak olması ile artık daha güçlüyüz.

Geçen ay ihracatçımızın ipotek sorununa çözüm olacak önemli bir iş birliğine imza attık. Eximbank ortaklığı ile İhracatı Geliştirme Anonim Şirketi (İGE) kurduk. Sadece ihracatçıların erişimine açık olacak bu fon ile ihracatçıların finansmana erişiminde teminat sorununu ortadan kaldırmayı amaçlıyoruz. 61 ihracatçı birliğimizin de gerekli sermaye katkısıyla şirkete ortak olması yönünde kanun çalışmaları tamamlandığında daha güçlü bir fona ulaşacağız. Şirketin 1 Ocak 2022 itibarıyla ihracatçılarımıza hizmet vermesini bekliyoruz.

Beş yıl içinde 300 milyar dolar ihracat ve sonrasında 'Dış ticaret fazlası veren Türkiye' hedeflerimize ulaşma noktasında önemli bir rol üstlenecek Türkiye Lojistik Portalı'nın da geçen ay tanıtımını yaptık. Lojistik sektör temsilcileri ve ihracatçılarımızla gerçekleştirdiğimiz istişareler sonucunda nihai şekline kavuşturduğumuz Portalımız, tam bir kazan-kazan mekanizması ile hayat bulacak. Portal sayesinde ihracatçılar, hem ürün teslimatı planlamasında yeni alternatiflere kavuşacak hem de daha uygun fiyatlardan yararlanacak. Lojistik sektörü ise, atıl kapasitesini kullanma fırsatına sahip olacak; aynı zamanda farklı sektörlerden ihracatçılarla iş yapma imkanına kavuşacak. Portalımız, ihraç malları taşıyan araçların dönüş yükü bulmasına da yardımcı olacak ve böylelikle ihracatçımızın üstündeki navlun baskısı azalacak.

İhracatımızın yıllık tonajı 172 milyon tona ulaştı ve 300 milyar dolar ihracat hedefimize ulaştığımız noktada tonaj hacminin de 250 milyon tona çıkmasını bekliyoruz. Firmalarımızın sipariş defterleri, yoğun bir talep olduğunu gösteriyor. Bunun için hem üretim kapasitemiz ile hem de lojistik altyapımız ile yarınlara şimdiden hazırlanmamız gerekiyor. İhracatçımız küresel piyasalarda güzel bir rüzgar yakaladı, bu rüzgarı doğru yönetebilirsek tüm hedeflerimize ulaşabiliriz.

Türkiye ve sektörlerimiz lehine esen bu rüzgarı, dünyaya ulaştırmak için dünyanın en prestijli medya kuruluşu BBC World ile de iş birliğine imza attık. Türkiye Tanıtım Grubu olarak, BBC World News ile yapılan iş birliğiyle, Tekstil&Mücevher, Gıda&Tarım ve İnovasyon&Teknoloji konularında belgesel niteliğinde 3 yapım hazırlande ve Türkiye'nin ihraç ürünleri, filmler aracılığıyla BBC'nin dört kıtadaki 1 milyara yakın izleyicisine tanıtılacak.

CANLI DESTEK